Page 74 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 74
70 Gülden Bülbüllere
çaputu yakmıyor.
Ama zemheri ayında güneşin ısısı olmayan bir zamanda ısınmak için güneşe çıktığın
zaman güneşte duruyorsun. Güneş seni ısıtmıyor ama o zaman senin çaputunu
yakabiliyor.
Ama burada onu ne yakıyor?
Kristal var, billur var ya. Bu kristali o güneşin en fersiz zamanında tuttuğun zaman o
güneş, kristalden geçen güneş, senin üzerinde çaputun neresine rastlarsa orayı
ateşlendirir, yakar. Ama bu sıcak aylarda kristal olmayınca o güneş senin üzerindeki
çaputu yakmaz.
Burada şudur ki:
Kul iken sultan olursun ta ebed
Vavı gitti evhedin kaldı ehed
Bu ayet-i kerimenin meali burada şudur ki:
Seni hayvan iken insan eder şeyh
Gönüller şehrine mihman eder şeyh
Bu da ne?
Mevlânâ buyurmuş ki:
—Ne olursan ol gel, demiş.
Ama “Ne olursan ol gel.” demesi: Yani sen çok günah işledin, çok isyan ettin, ibadetin
hiç yok, “Gel.” diyor.
Çünkü isyan eden, günah işleyen bir insan ibadeti olmayan bir insan, insan değil,
hayvani sıfatta kalıyor.
İşte bir insan ne kadar yaşamışsa, ne kadar isyan etmişse etsin hayvani sıfatta oluyor.
İşte bir insan meşayihe inanaraktan tarikata girip de, bu boy abdesti var ya, bu boy
abdestini inanaraktan alıyorsa tamam.
Tamam, ne oldu? Senin tamamen günahların hep gitti. Günahların gidince sen hayvani
sıfattan kurtuldun. O zaman insan, hayvani sıfattan beşeri sıfata geçiyor. Onun için
burada:
Seni hayvan iken insan eder şeyh
Gönüller şehrine mihman eder şeyh
İçirir bir kadeh aşkın meyinden
Geda iken seni sultan eder şeyh
Geda burada kuldur. Kul iken sultan eder, diyor.
Ne ile? Bir kadeh aşkın meyiyle.
Bu aşkın meyi ne?

