Page 188 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 188

184                                                          Gülden Bülbüllere

          Yüzgeçliği bilmeyen battı. Ama yüzgeçliği bilen batmaz.
          Öyleyse demek ki burada yüzgeçliği öğrenip o deryaya ondan sonra girmek lazımdır.
          Bazı mesela tarikatlarda var. Söylerler, bu doğrudur. Ama sözün yalanı değil, yanlışı
          vardır. Evvel  şeriat sonra tarikat, diyorlar.  Hani  şeriatı olmayan,  şeriatı bilmeyen
          tarikatı nasıl yaşayacak, diyorlar.

          Hatta bu zamanımızda şimdi tarikat bu cahillere mi kaldı, diyorlar. Bunlar söylüyorlar
          ama bunların bir yanlışlığı var. Yalan değil yanlışlığı var. Nedir?

          İnsan için şeriat Allah’ın emri demektir. Ama burada şeriat ilim, amel, ihlâstan ibarettir
          bir.
          Bir de şeriatta vardır; tefsir ilmi, hadis ilmi, kelam ilmi, fıkıh ilmi var, değil mi? Fakat
          tarikat burada fıkıh ilminden istiyor. Fıkıh ilminden olacak,  olmazsa olmaz.  Tefsir
          ilmini, hadis ilmini, kelam ilmini aramıyor. Ama fıkıh ilmini arıyor. Onun da bir dalını
          istiyor. Fakat fıkıh âlimi ol, çık kürsüye namazdan,  abdestten  bunlardan vaizlik  et
          demiyor.
          Sen yapmış olduğun ameli bil de  yap. Almış olduğun abdesti  bil, kılmış olduğun
          namazı bil. Yani yapmış olduğun ibadeti bil, malumatın olsun tamam. Bu olacak, bu
          olmadan olmaz.
          O zaman bu olursa eğer ilim ikidir. Cenabı Hak bir de insanların kalbinden bir ilim
          veriyor, doğduruyor değil mi?
          Bir satırda var ilim, bir de sadırdaki ilim. Satır, yazı, kâğıtta olan; sadır ise kalp, kalpten
          doğan bir ilim var.
          Ama bu kalp ilmini de elde etmek için fıkıh ilmini istiyor, fıkıh ilmi olacak.
          Çünkü niçin, neden?

          Şeriatı cesede emretmiştir, sen bir cisim sahibisin. Cismin  şeriatla temizlenecek.
          Cesedini hayvani sıfattan şeriatla kurtaracaksın. Şeriatın olmazsa bu cesedi sen hayvani
          sıfattan kurtaramazsın.
          Bazıları derler ki: “Kalp temiz olsun. Hani namazında, orucunda, ibadetinde ne olacak?
          Kalp temiz olsun.” derler. Bu da çok yanlıştır.
          Bazıları da der ki: “Bunun zâhir ilmi  yoktur,  tarikatı  olsa ne olacak.” Bu  da  çok
          yanlıştır.

          Evet, burada şeriat ilmi ne yapar insanı? Hayvani sıfattan kurtarır.
          Tarikat ilmi ne yapar insanı? İnsanın ruhunu makamına ulaştır.
          Sonra şeriat ne yapar? Cesedi temizler.

          Tarikat ne yapar, zikir ne yapar? Kalbi temizler.
          Zikir, kalbi temizliyorsa herkesin kendi başına zikretmesiyle,  hayır bu  olmaz.
          Tarikatsız, mürşitsiz zikir kalbi temizlemez, olmaz.

          Onun için burada demek ki kap da temiz olacak.
   183   184   185   186   187   188   189   190   191   192   193