Page 192 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 192
188 Gülden Bülbüllere
Bunun kenarı, haddi yok, sınırı yok.
Delilim sırr-ı Kur’an’dır
Bunu bilende ar olmaz
Sırr-ı Kur’an nedir?
Sırr-ı Kur’an şudur ki Cenabı Hak Kur’anı Kerimin manasını Fatiha süresinin
içerisinde derç etmiş.
Fatiha’nın manasını Bismillah’ın içerisinde toplamış, derç etmiş.
Bismillah’ın manasını da bir noktada derç etmiş.
Onu bilen işte bahr-i umman deryasıdır, o da aşktır.
Bu aşk bir bahr-i ummandır
Buna hadd ü kenar olmaz
Delilim sırr-ı Kur’an’dır
Bunu bilende ar olmaz
Ama delilim de Kur’an’ın sırrıdır, Kur’an’ın esrarıdır, diyor.
Ama Kur’an’ın sırrını, esrarını herkes biliyor mu?
Bilemiyorlar. Ancak aşka duçar olan, Kur’an’ın esrarını bilir.
Kur’an’ın bâtın manası onun kalbinden doğuyor. Hakikat manası onun kalbinden
doğuyor.
Bu aşk ne yapar?
İşte aşkın merkezine dalıyor, aşkın noktasını okuyor.
İlim bir noktadır, o nokta ise Allah’ı bilmektir, Allah’ı bulmaktır.
İnsanlardan Allah’ı kim bulabilir?
İlmel yakîn bilenler Allah’ı bulmamışlar.
Aynel yakîn bilenler de bulamamışlar.
Hakkel yakîn bilenler bulmuşlar.
Hakkel yakîn bilmek için de bak, buyuruyor:
Mürşit gerektir bildire Hakk’ı sana hakkel yakin
Hakk’ı sana hakkel yakîn o bildirecek,
Mürşit gerektir bildire Hakk’ı sana hakkel yakin
Bir de ne buyuruyor;
Kim şeyhini hak bilmedi Hakk'ı dahi bilmez
Yok eylemeyen varını maksûduna ermez

