Page 201 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 201

Teveccüh Sohbetleri                                                    197

          Muhakkak mürebbisiz bu ruh terakki etmez.
          Mürebbisiz bu ruh tahsilini elde etmez.
          Nasıl insanların nefsi, her nefis zâhirde tahsil yapıyorsa veya tahsile ihtiyacı varsa ilim
          öğrenmek için bir hocaya, bir medreseye veya bir okula ihtiyacı vardır.
          Sanat öğrenecekse bir ustaya,  bir sanatkâra ihtiyacı vardır. Muhakkak ki olmazsa
          olmaz.
          Öyleyse ruhun da bir ustası olacak.
          Peygamber Efendimiz’in ruhunun ustası Cenabı Hazreti Allah olmuş, onun hocası
          Hazreti Allah olmuş.
          Fakat senin de ruhuna bir mürebbi gerekli. Mürebbi muhakkak vardır. Onun için:

                 Özün bir pîre teslim et müdâvim ol kapısında
                 Meşâyihden murâd şâhım mürebbî kâmil olmaktır
          Bu mürebbinin manası nereden geliyor ve nereye gider?
          Diyor ki: “Sen de özünü, kendini bir pîre teslim et”. Ona teslim olmaktan maksat; o
          mürebbidir, o yetiştirmiştir, seni de yetiştirir. Ama senin ruhunu yetiştirecek.
          Çünkü bunda da hiç şüphe yoktur ki Evliyâullah’ın maneviyatı var, zâhiri var.

          Biz zâhirinden faydalanıyoruz, maneviyatından da faydalanıyoruz.
          Ama maneviyatından faydalandığımızı göremiyoruz, bilemiyoruz.
          Ama o olmazsa zaten maneviyatımız terakki etmez.

          Zâhirimiz maddeyse, maneviyatımızda ruhumuzdur.
          Bu ruh  neyle terakki edecektir?  Bu ruh neyle  tahsilini elde edecektir? Bu ruh neyle
          yetişecektir?

          Ancak Evliyâullah’ın maneviyatıyla…
          Bak, üveysiler var değil mi. Hani Nakşibendî Efendimiz de üveysidir.
          Üveysi olması ne demek?
          Zâhirde onun bir mürşidi var; ama ondan zikir talimi almamış, onun zikrini yapmamış.
          Ancak ona hizmet görmüş, bir de ondan himmet almış ama icazet vermemiş, zikrini
          yapmamış.
          Emir Külal Hazretleri cehrî zikir yaptığı zaman, Nakşibendî Efendimiz çıkıp gidiyor,
          onun zikrini yapmıyor, yapmamış. Gidip kendi hafî zikrini yapıyor.

          Ama Nakşibendî Efendimiz’in dört tane manevi ustası var. Birisi Abdülkâdir Geylani
          Hazretleri. Bakın hatmede okuyoruz  ya: “Ve ila ervahi küllin minessaadati silsiletil
          tarikatıl aliyetin nakşibendiyeti, vel kâdiriyeti, ves sühreverdiyeti, vel kübreviyeti, vel
          çeştiye.”
   196   197   198   199   200   201   202   203   204   205   206