Page 206 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 206
202 Gülden Bülbüllere
Bu olur mu? Niye olmasın. Cenabı Hak kutsî hadisinde buyuruyor ki: “Velî kulumun
konuşan dili benim dilim” . Evvela! Bak, bir de buyuruyor ki: “Biz velîlerimizi yeşil
1
kubbemizin altında gizledik, onları bizden başka kimse bilmez” . Onun için Sâlih
2
Babanın Divanı’nda geçer ki:
Seni bilmek gayet güçtür seni bulmak kat'î güçtür
Seni görmek kat'î güçtür sen açmayınca arayı
Çok çetindir seni bilmek, çok çetindir seni bulmak, çok çetindir seni görmek, diyor. Bir
de buyuruyor ki:
Cemî-i âlemin ilmin bilen hem bildiren Allah
Ebu'l-Ervâh bilir ancak seni taksîm hisâbından
Bak, bunlar nedir? Bütün mükevvenâtın ilmini bildiren kim?
Allah, Cenabı Hak bildirmiş ama bu ilim müsavi mi?
Değil. Her ilmin mafevkinde bir ilim vardır. Zaten zâhir ilmi de müsavi değildir. Zâhir
ilmini bitirenler de hep müsavi mi?
Yok, müsavi değiller.
Madem ledünni ilmi, hepsinin mafevkidir. Zâhir ilminin de mafevki ledünni ilmidir,
bâtın ilmidir.
Niçin, neden?
Bak! Peygamber Efendimiz’e zâhir ilmi 23 senede geldi değil mi? Kur’anı Kerim 6666
ayettir, 114 sure 23 senede geldi.
Ama Cenabı Hak Mîraç’ta doksan bin kelimeyi bir anda ona aktardı. 90 bin kelime ne
demek? Cenabı Hak bu 90 bin kelimeyi Peygamber Efendimiz’in gönlüne aktardı,
Mîraç’ta konuştu. Cenabı Hak Kadîr’dir.
Hazreti Musa Kelîmullah 1001 kelamı 8 seferde konuştu. Hazreti Musa Tevrat’ı almak
için Tur Dağı’na 8 seferde gitmiş, 8 parçada getirmiş. Hazreti Musa Tur Dağı’nda
Cenabı Hak ile kelam konuşuyordu.
Ama Cenabı Hak peygamberlere vermiş olduğu nimetlerin, peygamberlere vermiş
olduğu mucizelerin hepsini Peygamber Efendimiz’e vermiş ki, Mîraç’ta “Ya Habibim
diyor Hazreti Musa’ya Turu Sina’da Tur Dağı’nda konuştum ; seni arş-ı âlâya aldım,
3
arş-ı âlâda seninle konuşuyorum.” buyurmuştur.
Evet, demek ki Cenabı Hak Peygamber Efendimiz ile 90 bin kelime konuşmuş. İşte
velâyeti budur.
Sonra nübüvveti, tek bir Mîraç yapmış, ikincisi yok.
1 Buhari Rikak 38
2 Eşrefoğlu Rumi Müzekkin Nufüs S.309
3 Nisa 4:164

