Page 203 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 203
Teveccüh Sohbetleri 199
Eğer bu emir Beytullah’taki kapılar olsaydı veya Ravza-i Mutahharadaki kapılar olsaydı
o kapıların kapanması lazımdı. Resulullah yalan mı söyler? Hâşâ, Estağfurullah. Şimdi
o kapıların kapanması lazımdı. Mademki onlar kapanmadılarsa, hadisler rumuzludur ya
bu kapılar tarikatlardır. Bunlar icabında zaman zaman kıyamete kadar kapanır; ama
Ebu Bekir Sıddık’ın kapısı açık kalır.
Bu da şudur ki bütün tarikatlara bid’at girmiştir, ilaveler olmuştur. Ama Nakşî
tarikatında hiç bid’at yoktur. Niçin?
Bak bizim zikrimizi Resulullah Efendimiz hicret yaptığı zaman mağarada, garda Sıddık
Ekber Efendimiz’e şöyle zikri talim ettirmiş:
“Ya yâr-ı garım Ebu Bekir ağzını yum.”, yumdurmuş.
“Dişini dişinin üzerine koy.”, koydurmuş.
“Dilini üst damağa birleştir.”, birleştirmiş.
“Hufyeten, kalbinden zikret, La ilahe illallah de”.
İşte bizim zikrimiz böyle gelmiş. Hiç değişmiş mi? Değişmemiş.
Ama bak, çok zikirler var ki onlara ilaveler olmuştur ki cehren demek, cehrî zikirlerdir.
Bunlar alındığı gibi kalmamış.
Mübarek şeyh efendimizin şöyle bir sohbeti vardır: Mesela Mevlânâ büyük bir
Evliyâullah, fakat onun tarikatı şimdi nerede? Kapanmış, yok. Var mı? Şimdi, olsa da
çok değişmiştir.
Mesela Abdülkadir Geylani Hazretleri mübarek zikir yaptığı zaman havaya çıkıyormuş.
Nispetten, muhabbetten dolayı havaya çıkıyormuş. Bu, şöhret olmasın diye, “Şöhrette
afet vardır, şöhretten kaçınmıştır büyükler.”, görünmesin istemiş. Demiş ki:
—Benim ayaklarım yerden kesilirlerse, havaya kalkacağım zaman yerden kesildiğini
görürseniz bir tabağa, tak tak tak, vurun.
Vurmuşlar işte ki kalkmasın diye. Çünkü o tak tak tak sesi onu şuğullandırıyor, daha o
nispeti azalıyor, azalınca daha yükselmiyor. Ona mahsus, kendisine mahsus bir emir,
bunu yapmışlardır. Bu dünyasını değiştikten sonra bunu bu sefer o tabağı “tef”
etmişler, “tef”e zil takmışlar daha başka ilaveler ile bunu zikre döndürmüşler böyle
zikir yapmışlardır.
Fakat bunlara bid’atlar girmiştir. Bid’at giren tarikatlar kapanıyor, bid’at girmeyen
tarikat kapanmıyor.
Bizim tarikatımıza hiç bid’at girmemiştir.
İşte demek ki bu gibi amellerimizi işliyorsak eğer bunlardan fazla, daha yararlanmamız
için çok inanalım ve kalbimizi selim edelim bol bol bu amelimizi işleyelim.
Şimdi teveccühten bahsedeceğiz. Teveccühümüz bizim için büyük bir amel dedik,
ifade ettik.
Teveccüh demek Allah’a yönelmektir.
Zaten buraya Allah için geldiniz değil mi?

