Page 246 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 246

242                                                          Gülden Bülbüllere

          Hızır Aleyhisselam Abdulhalik  Gücdüvani Hazretleri’ni  yetiştirmiş. Nakşibendî
          Hazretleri onu da görmemiş, aralarından iki buçuk, üç asır var. Bak,  şimdi arada
          Abdulhalik Gücdüvani Hazretleri’nden sonra yetiştirmiş olduğu Arifi Rivgeri
          Hazretleri var, bu bir; ikincisi Mahmudu İnciriyyil Fağnevi; üçüncüsü Aliyir Ramiteni;
          dördüncüsü Muhammed Baba Semmasi; beşincisi  Emir Külal; altıncı Nakşibendî
          Efendimiz. Bak kaç tane geçmiş aradan? Bunların hepsi mesela 50’şer sene olsa araları
          ne yapar? 300 sene yapar. 30’ar sene olsa yine 150’nin üzerinde yapar. Bunlar birbirini
          görmemişler. Ama bunların bu 5 tane zâtın ruhu Nakşibendî Efendimiz’i yetiştirmiş.
          Esas hafî zikri veren  Abdülhâlik Gücdüvânî Hazretleri olmuş. Öbürleri de feyiz
          vermişler, onlar da bir hizmet görmüşler.
          Demek ki burada anlaşılan; her şey misalle anlaşılır, hani fakülte okuyan bir talebenin
          tarih hocası olur,  coğrafya hocası olur, işte edebiyat hocası olur. Bunlar da böyle onun
          ruhuna bir hocalık yapmışlar.
          Evet, efendiler şimdi teveccühe başlayacağız, işte bir daha ifade edeyim. Teveccühün
          sonuna kadar bu aralarda gezeceğiz; kelamı kibar, gazel okur gibi nazım ile okuyacağız,
          sırtınıza el vuracağız.
          Bu kelamı kibar okuduğumuz zaman, sırtınıza el vurduğumuz zaman deyin ki: Şeyh
          Efendimiz Dede Paşa bu teveccühü yapıyor, sırtımıza elini O vuruyor, kelamı kibarı
          bize O  okuyor, deyin.  Korkmayın yanılmazsınız. Sizin için daha faydalı olur,  daha
          yararlı olur, daha fazla feyiz alırsınız, daha çok istifade edersiniz.

          Evet, teveccüh tamamen  bittikten sonra hoca efendilerin bir  tanesi burada bir  aşir
          okur. Aşir okunduktan sonra “Lillahil Fatiha” denilecek.

          Mesela Elemneşrahleke suresi veya başka bir aşir okunur. Fatiha denilince o zaman
          gözlerinizi açacaksınız. O zamana kadar göz açmak yasaktır.
          Demek ki “Estağfurullah” ile  başladı gözler yumuldu. Ne ifade ettik? Dediklerimizi
          tatbik edin,  kalbinizi gönlünüzü  muhafaza edin.  Gözünüzü açmayın, kimseye
          bakmayın. Kalbinizi muhafaza  edin, kalbinize gelenleri atın. Aşir okunacak  lillahil
          Fatiha denilecek. O zaman da Euzü besmele ile bir Fatiha okur gözlerinizi açarsınız.
          Teveccühün şeklini o zaman bozarsınız.
          Teveccühün bir oturma şekli var, namaz usulü gibi, namazda tahiyyat usulü gibidir. Bu
          şekli ileri geri bozmayın ama yeriniz müsaitse ayaklarınızı, bacaklarınızı
          değiştirebilirsiniz. Oturmada bir şart yoktur. Bak kaç türlü oturma var?
          Mürebbe yani yuvarlak oturma var.  İki bacağınızı büker böyle oturursunuz. Buna
          mürebbe denilir. Yuvarlak bağdaş da denilir böyle oturursunuz.
          Bir de var ki diz üstü tahiyyatta oturur gibi iki dizinizin üzerine oturursunuz.
          Bir de var ki eksi teverrük denilir, ayaklarınızı sağdan veya soldan iki ayaklarınızı
          çıkarmadan bir kalçanız üzerine oturabilirsiniz. Bu da olabilir.
          Bir de var ki mesela bacağınızın birini diker birinin üzerine oturursunuz. Yorulduktan
          sonra onu değişebilirsiniz. Bunlar olabilir.
   241   242   243   244   245   246   247   248   249   250   251