Page 283 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 283
Teveccüh Sohbetleri 281
Sermaye bu yolda heman
Teslim ol şeyhe inan
Teslimiyet demek, zâhirde tevekküldür. Allah’a kulun tevekkül olmasıdır. Ama bu
tevekkül meşayihe teslim olmazsa, tevekkül olamaz. Evet, tevekkül olsa bile tamamını
yapamamıştır, tamamı olamamıştır.
Ancak ve ancak tarikattaki tevekkül şudur ki; rabıtasına öyle teslim olmuş ki; bir alet
olduğunu biliyor. Şeyhim yediriyor, şeyhim içiriyor, şeyhim yatırıyor, şeyhim
kaldırıyor, şeyhim konuşturuyor, şeyhim yürütüyor.
Bu olmazsa insan tarikatı anlamış, yaşamış değildir, hakikate ulaşamaz efendiler, bunlar
olacak.
Tarikatın şartları bunlardır. Evet, Allah hepimize nasip etsin. Yalnız burada biz
meşayihimizi ilme’l yakîn bildik ise Allah bize ayne’l yakîn bilmek nasip etsin. Ayne’l
yakin bilenlere de Allah hakke’l yakîn bilmek nasip etsin.
Evet, insanlar tarafından Allah’ı ilme’l yakîn bilmek var, ayne’l yakîn da bilmek var.
Âlimler ilme’l yakîn biliyorlar. İnsanlar var ki ayne’l yakîn biliyorlar, ilimleri ile âmil
olup fazla amel işlemişler yaklaşmışlar. Bir de insanlar var ki Allah’ı hakke’l yakîn
bilirler.
Hakke’l yakîn bilenler Allah’a âşık olanlar. Allah’a âşık olmasa insan hakkel yakin
bilemezler. Çünkü Allah aşkı onun varlığını yakıyor, gideriyor; varlığını, perdeleri
kaldırıyor.
Hâlbuki perde; kendi varlığı, kendi sa’yıdır, insanın varlığı kendi sa’yıdır.
Evet, insan Allah’ı ilme’l yakîn biliyor ama çok ırak bir mesafe var. Ayne’l yakîn bilmek
ise yürüdü, gitti, yaklaştı. Yani bu yürüme ise amel işledi, yaklaştı.
Yaklaştı ama arada bir perde var. O perde arkasını göstermiyor. O perde nedir?
Bilmesi ve yaklaşmasıdır. Ben biliyorum demesidir. O perde ilmidir, amelidir. O
ilminden, amelinden geçmezse perde ortadan kalkmaz.
Bak, Şems geldi Mevlânâ’yı irşad etti. Niye geldi irşat etti? Onların şeyhleri, büyükleri
demiş ki:
—Konya müftüsü Mevlânâ’nın irşat zamanı geldi. İlmiyle, ameliyle tamamen son
makama, son yere gitmiş. Oradan geçemiyor, bir perde var arada, onu kaldıramıyor.
O perde nedir? İlmi, ameli. Bak, Şems onun elinden ilmini ve amelini aldı. Koskoca
Mevlânâ’yı etti dindon, hâşâ! Anlamayanlar deli oldu bu, dediler. Onu bir çocuk gibi
yatırdı, kaldırdı, koşturdu, her şeyi ona yaptırdı. Ama irşad etti.
Evet, onun için işte, Allah’a şükür bugün biz buraya toplandık, bizim tarikatımızın da
büyük amelidir. Büyük nimetleri işte bu amelde elde ediyoruz. Onun için:
Gelin ey yâr-ı sâdıklar
Bu meydân-ı muhabbettir
Yardan mana Allah’tır.

