Page 287 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 287
Teveccüh Sohbetleri 285
Post: Cesedidir. Dost: Allah'tır. Oturtturmuş dostu, postun üzerine. İşte derviş budur.
Onun için dervişlik kadar yüksek bir makam yoktur. Ama bu dervişlik kıyafetle olmaz.
Onun için bak, buyuruyor ki:
Sanır kim kendini bir âdem olmuş
Kıyâfet düzmek ile olmuş eşrâf
Bizim tarikatımızın kurucularından Havace Abdülhâlik Gücdüvânî Hazretleri’nin bize
vasiyeti var. Bu amel onun amelidir. Bizim hatmemiz, teveccühümüz onun amelidir.
Emr-i ilahi ile emr-i Resulullah ile o kurmuştur.
Bak, onun bize vasiyeti var, Ey oğul diyor:
—Şöhret kazanma, şöhrette afet vardır.
—İsmini hüccetlere yazdırma.
—Zâhirini gözetme, zâhir gözetmek bâtını harap eder.
—Camiden, cemaatten geri kalma, şol şart ile ki imam müezzin olma.
Bakın burada bile geride durma var. Ama bu zamanda hadisler varsa “İnsanların
hayırlısı, insanlara hizmet görendir” 28 buyruluyor. Öyleyse bir de “Vazifeyi ehline
verin.” 29 emri vardır. Bu emirlere göre, tabii ehli olan vazifeden kaçmayacak.
Niye bu böyle buyrulmuş? Belki o zamana buyrulmuştur. Veyahut da zâhir var, bâtın
var. Hoş herkes hoca olacak, hepsi imam olacak değil. İmam cemaatle olur. Yani ben
illa imam olacağım, deme de. Ama illa ben cemaatle namaz kılacağım de. Camiye git,
cemaatten geri kalma. Ama illa ben imam olacağım, deme. Elbet tabii oraya gidenlerin
hepsi Müslümanlar, oraya layık olan bir imam olacak, o ayrı bir şey. Ama ölçüsü böyle;
‘Camiden, cemaatten geri kalma, şol şart ile ki imam-müezzin olmasın’.
— Evini mescit eyle.
Bir insan camiye, cemaate giderse evini nasıl mescit edecek? Evin halkına namaz
kıldır, demek oluyor.
Evet, efendiler, Allah’a şükür işte bizim bu teveccühümüzde çok büyük ihsanlar
olacak. Şimdi teveccühten bahsedeceğiz. Bu teveccüh bizim Nakşibendî Tarikatı’nın
Halidi kolunda var. Öbür kollarında yoktur, yalnız bu kolunda var. Sair tarikatlarda
zaten yoktur. Her tarikatın bir usulü var. Toplu zikir yaparlar, mesela ferdi, özel zikir
yaparlar. Bizde de toplu zikrimiz işte bu hatmedir, teveccühtür. Ama teveccüh tabii
herkes tarafından her zaman olmuyor, her yerde olamıyor. Bu da bir ayrı bir emirdir.
Ama bilmiş olun ki hatme de teveccühün bir küçüğüdür. Yani amel olarak küçüğüdür.
Eğer teveccühten aldığın feyzi hatmeden de alıyorsan hatme de senin için bir
teveccühtür. Hatme büyük amelimiz, hatmeden geri durmayın.
28 Hadis Kudsi
29 Nisa 4:58

