Page 311 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 311

Teveccüh Sohbetleri                                                    309

          kolaydır. Hiç bizim için bir tehlike de yoktur, hiç bizim için bir çetinlik de yoktur. Hiç
          bizim için bir zorluk da yoktur efendiler.

          Ama bize Allah’ın bir sınırı var. Bu sınır ne? Allah’ın emirleridir.
          Onun için peygamberimiz: “Dünyaya da çalışın, ahirete de çalışın.” buyuruyor.
          Ama biz hep dünyaya çalışıyoruz, ahirete çalışamıyoruz.

          Sonra biz hep dünya için çalışıyoruz; makam mevki, şan şöhret, ağa dedirelim, paşa
          dedirelim, hele nasıl yiyelim de kimse bizim gibi yemesin;  nasıl giyinelim de kimse
          bizim gibi giyinmesin; nasıl bir yerde oturalım ki kimse bizim gibi oturmasın. Bu değil
          mi şimdi insanların hali, bu değil midir?
          Zenginler bütün yarışta, hep  birbirini geçmek istiyorlar. Fakirler  de koşuyorlar ki
          onlara kavuşsunlar. İşte insanların hali budur.
          Evet, manevi düşmanlar başta dünya muhabbeti; sevmeyeceğiz dünyayı. Dünyalığımız
          olacak ama sevmeyeceğiz.
          Zenginliği olsun, varlığı olsun ama sen malının çobanı olduğunu bil.
                 Düşün bir geldiğin ili ne taraftan gider yolu

                 Kişi kazandığı mâlı çobân olur, güder yâhu
          Kişi malının çobanıdır ama bilmez, başka. Çobanı olduğunu bilirse o mal ona zarar
          vermez.
          Kul Allah’ın, mal Allah’ın. Çoban olduğu bilirse Allah’ın malını Allah yolunda harcar.
          Bir köyün ağası olur veya köyün insanları bir çoban tutarlar. Onun önüne katarlar üç
          yüz, beş yüz, bin tane koyun, bunları otlat, derler. Bir ağa çobanı tutar, bunları otlat
          der. Çoban,  o sürünün bir tanesine sahip olabilir  mi? Olamaz. Ancak  bunları
          dolandıracak, çünkü onlar ağanın malıdır.
          Ağa dese ki:
          —Hadi çobana, şuradan yüz tane koyun vereyim de gitsin götürsün, kessin, kurban
          etsin.
          Ver işte götürsün de Kur’an kursunda kessin. On tane de şu efendinin çocukları var,
          yiyecek ayranı yok, sütü yok, ver götür çocuklarına. Çoban vermiyorum diyebilir mi?
          Diyemez.

          Onun için işte burada bak, bütün dualarda agniya-yı şakirin, geçer.
          Ne demek  agniya-yı  şakirin? Agniya-yı  şakirin çok zengin ama  mal Allah’ın, kul
          Allah’ın. Allah’ın malını Allah’ın yoluna harcıyor, esirgemiyor.
          Evet, işte demek ki dünya muhabbeti bizim için manevi düşman. Bak!
                 Hubb-ı dünyâ seni sarhoş eylemiş
                 Var mı anın gibi bir zirri kalleş

          Kalleş deyince; bir insan, bir insanı aldatırsa ona ne derler? Kalleş derler.
   306   307   308   309   310   311   312   313   314   315   316