Page 314 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 314

312                                                          Gülden Bülbüllere

          Evet, efendiler manevi düşmanlardan dünya muhabbeti ondan sonra ikincisi ne?
          Şeytan vesvesesi. Şeytan bize vesvese veriyor; olmayacak şeyleri aklımıza getiriyor, kötü
          şeyleri aklımıza getiriyor. Biri de budur.
          Üçüncüsü ne?
          Nefsi arzularımız.

          Her ne kadar şeytan senin aklına bir şey getiriyor ama o aklına gelen bir şeyi işlemek
          için bir tehdit yok, dikkat edin.
          Bir günah aklına getiriyor, hata veriyor.  Hani  Kitap’a, sünnete uymayan her neyse
          büyük bir şey gönlüne geldi. Kim getiriyor bunu? Şeytan getiriyor.
          Ama nefsin işliyor. Şeytan bunu aklına getiriyor ama elinde bir silahı var da gel sen
          bunu işlemezsen seni vuracağım, demiyor. Bir polis, bir jandarma, bir görünür tehdit
          yok. Olmadığına göre bu nefsin arzusudur canım işleme.

          Niye Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: “Muharebe-yi sagirden muharebe-yi kebire
          döndük.” 18  Uhut muharebesinden döndüğü zaman  “Küçük muharebeden büyük
          muharebeye döndük.”, buyurmuş.
          —Nedir bu büyük muharebe ya Resulullah? Demiş ashab.
          “Nefis mücadelesi, gönül mücadelesi.” buyuruyor. Bakın, dikkat edin!

          Onun için burada demek ki zaten  bir insan günahları işliyorsa, günah-ı kebâirleri
          işliyorsa o zaten cihat yapmıyor. O küfür sıfatındadır zaten. Ancak ve ancak günahları
          işlemeyecek ki cihat yapmış olsun.
          Şeytan  aleyhillane bizim düşmanımızdır. Aklımıza getiriyor, vesvese veriyor.
          Amellerinizi ifsat etmek için aklımıza bir  şeyler getiriyor veyahut  da kötü  şeyler
          işletmek için aklımıza getiriyor.
          Ama işletmek için elinde bir silahı yoktur. Onu biz kendimiz işliyoruz.

          Evet, o zaman üçüncüsü ne? Nefs-i emmaremiz.
          Kendi gayr-i  meşru nefsî  arzularımız.  Kitap’a, sünnete uymayan  arzular; kendimiz
          işliyoruz.
                 Büyük düşmânımız nefs-i emmâre
                 Takmış kemendini cezb eder nâre
          Bakın dikkat edin bu kelamlara.

                 Büyük düşmânımız nefs-i emmâre
                 Takmış kemendini cezb eder nâre
          En büyük düşmanın senin nefsindir, diyor.  Bir  halat takmış boynuna  sürüklemiş
          cehenneme götürüyor. O halatı koparmak lazım.


          18  Vesail’uş Şia, c.11, s.122
   309   310   311   312   313   314   315   316   317   318   319