Page 312 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 312

310                                                          Gülden Bülbüllere

          Demek ki, bizi en fazla aldatan dünyadan daha büyük bir kalleş yoktur.
          Nedir? Dünya sevgisi, bunun kadar aldatan bir şey yoktur. Zaten öyle, idrak edenler
          öyle demişler:
                 Aldadı aldadı dünya bizi aldadı
                 Dibinde zehir dolu yüzünde var bal tadı

          Yani dünya bir kâseye, bir bardağa konmuş bir zehirdir. Üzerine de bir damla, iki
          damla bal şerbeti dökülmüş. Dibe inmiş zehrin üzerini örtmüş. Bal şerbeti diye içen
          zehirlenir. Bal şerbeti zanneden bal şerbeti olarak görüyor, dibini ne bilsin? Onu içen
          zehirlenir.
          Dünya muhabbeti böyledir, insanları böyle zehirler.  Evet, demek ki, burada birinci
          düşman dünya; manevi adüv dedik, adüvler.
                 Eğer himmet erişmezse sana bir şeyh-i kâmilden

                 Adüvler yıktılar seddi ne yatarsın garîb insân
          Değil mi? Bakın  filmlerde de görmüşsünüz ki;  Mevlana Hüsameddin  nasıl ki
          Mevlânâ’nın aşkıyla yanmış, ondan sonra altınlarını yağma etmiş, servetimi gelin
          götürün, demiş.
          Demek ki, Allah sevgisi, meşayih sevgisi bir meşayih vasıtası ile insanın kalbine gelirse
          dünya çıkar.
          Ama o altınları serpmiş ama o da makbul değil bizim için, o da makbul değildir. Onu
          öyle serpecekse gizli gizli serpseydi veya onu muhafaza etseydi onun gelirini bir hayra
          bağlasaydı daha makbuldü.

          Evet, dünya sevgin olmasın, bir ton altının olsun da o bir ton altını taş gibi gör, altın
          görme, sanki bir taşmış, altın değilmiş gibi gör, bunun hiçbir manisi yoktur.
          Ama bir kilo altının yok da, bir kilo altın da benim olsa dersen o senin gönlünde altın
          sevgisi başlar. Onun için dünya muhabbeti bizi en fazla aldatır.
                 Hubb-ı dünya bizi sarhoş eylemiş

          Yani dünya sevgisi bizi alkollü etmiş. Alkollü olan bir insan ticaretini yapamaz. Çok
          ticaret erbabı, çok sanatkâr, çok da mesela  hitabetli konuşkan, akıllı bir insan ama
          alkollü olunca hepsi yok olur, hiçbir şey kalmaz.
          İşte  dünya muhabbeti bizi  de alkollü  etmiş. Alkollü olunca  ahireti unutuyoruz,
          amelimizi işleyemiyoruz, yapamıyoruz.

          Dünyayı sevmeyeceğiz. Dünya sevgisi neyle çıkacak gönlümüzden? Bakın dikkat edin,
                 Mâsivânın illetinden pâk edip bu gönlümü
                 Kıl tarîk-ı Nakşibend’in hâdimi Allah için

          Bu mâsivâ sevgisi gönlünde illet olmuş, pas olmuş, diyor.
          Onu çok rahatsız mı ediyor? Rahatsız olan insan amel de işleyemez değil mi?
   307   308   309   310   311   312   313   314   315   316   317