Page 318 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 318

316                                                          Gülden Bülbüllere

          Öyle, bizim büyüklerimizden Azizan Hazretleri cehrî zikir yaptırıyor. Ulema sormuşlar
          demişler ki:

          —Cehrî zikirdeki deliliniz nedir?
          Delil isterler, yani delilin burada ayet, hadis olması lazım.
          Evet, hafî zikirler hakkında ayetler vardır. Cehrî zikir hakkında hadisler vardır.

          O zaman buyurmuş ki, hadis-i şerifi okumuş. Demiş ki:
          —Bizim dervişler ölüme hakkel yakîn inanmışlar. Ölüme hakkel  yakîn inanan  her
          nefesi son nefesi gibi bilir. Onlar her nefeslerini son nefesi olaraktan biliyorlar. Son
          nefeste de hadis-i  şerifte geçer “Lek kulu men taküm  şahadeten la ilahe illallah.”
          Burada buyuruyor ki: “Son nefesinizde la ilahe illallahı cehrî söyleyin.” delilimiz budur,
          demiş.
          Haklı olduğunu söylemişler, kabul etmişler.

          Demek ki ölüme hakkel yakîn inanmak, her nefesi son nefesi bilmektir.
          Evet, neyse şimdi biz avamız, zaman zaman ölümü düşünelim, ölümü unutmayalım,
          tez tez hatırlayalım. Bunu çoğaltalım, büyütelim. Yani günde üç defa geliyorsa aklımıza
          beş defa gelsin.  Beş defa geliyorsa on defa gelsin.  Gelsin, gelsin  öyle olsun ki  hiç
          aklımızdan çıkmasın. O zaman ölümü tamamen unutmazsan eğer, dünya çıktı senin
          gönlünden. Sevmezsin daha dünyayı. Demek bunun çaresi varmış. Dikkat edin.
          Bir de malum Allah bize akıl vermiş, bir de irade vermiş. İfade de ettik âcizane. Dedik
          ki, şeytan sana bir vesvese verdi önüne. İnanmışsın, bakıyorsunuz o yasak olan bir şey.
          Allah yasaklamış, onu işleme. Bir jandarma yok, polis yok sana tehditle işletmiyorlar,
          işle demiyorlar. İşlemezsin değil mi?
          Bilemedin, bilenden öğren ondan sonra işle.

          O sözü bilenden öğren, ondan sonra söyle.
          O işi bilenden öğren, ondan sonra işle; bilmeden işleme.
          Eğer zaten o iş hayır ise, söyleyeceğin söz hayır ise söylersin; şer ise söylemezsin.

          Ama hayır mı? Şer mi? bilmiyorsun, onu da öğren ondan sonra işle.
          Burada da bu kelamlar vardır. Peki, ondan sonra yaramaz insan, kötü insanlar  var.
          Biliyorsun ki bu adam kötü ahlaklı, kötü amelleri var.

          Sen niye onunla dostluk kuruyorsun? Onunla dost  olma. Dostluk kuruyorsan eğer
          muhakkak ondan sana zarar gelecek. Onun için bakın!

                 Cahil ile sohbet etme sözleri sakat olur
          Onun için burada “Vekûnû meassadıkîyn.” , sadıklarımla olun, diye Allah’ın bir emri
                                               21
          var bizlere.
          Ama zaten bu sadıklar kimlerdir? Sadıklar ilmiyle âmil olanlar.

          21  Tevbe  9:119
   313   314   315   316   317   318   319   320   321   322   323