Page 320 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 320

318                                                          Gülden Bülbüllere

                 Gel ey sûfî kıl insâfı bırak gel Zeyd ile Amr'ı
                 Geçirme yok yere ömrü hased kibr ü riyâdan geç
          Sofu amel işleyen. Sofularda da bu haset, kibir, riya olurmuş. Bunlarda da olurmuş.

          Ama tarikatın sofusu böyle değil. Tarikatın sofusu sâfîliktir, sâfîleşecek. Bu  sâfîye
          makamına ulaşmakla olur. Sâfîye makamına ulaşmak için daha neler var, kaç mertebe
          var.
          Nefs-i emmare bir defa küfür sıfatıdır.
          Nefs-i levvamede cihat var.

          Ama nefs-i  levvamede cihat  yapar  da oradan mülhimeye  geçerse onun  da bu  sefer
          amel varlığına düşme tehlikesi vardır. Amel varlığına düşmek: Yani kendisini üstün
          görür. Bir kibir, gurur sahibi  olur. Benlikli olur, kendini beğenir. Onun için  bu da
          insanı helak eder.

          Ama ne zaman ki nefs-i mutmainneye dâhil olursa o zaman işte nefsinden kurtuldu.
          Nefsin hilesi nedir?
          Günah işlediği zaman nefsi, onun hedef gösteren bir düşmanıdır. Günahları işlemediği
          zaman da nefsi pusuya inmiş bir düşmandır, sinmiş bir düşmandır.
          Onu ne  yapar? Amel işlemesine  mani olmaz ama amel varlığına düşürür. Allah
          korusun bu nefsin hileleri olur.
          Bundan kurtulmak için bir mürşide ihtiyaç var.
          Mürşitsiz bu insan, nefs-i mutmaine makamına geçemez.

          Nefs-i mutmainne makamı velâyet makamıdır.
          İnsanlar avamdan seçiliyor. Bunun delili nedir?
          Cenabı Hak “Ela bi zikrillahi tadmainnül gulub.”  buyuruyor değil mi? “Sizin kalbinizi
                                                   22
          ancak zikrullah doyurur, başka bir şey doyurmaz.”
          Ama zikrullah ile doyan bir kalp nasıl olacak?
          Allah’ı  hiç unutmayacak  ki yerken, içerken,  alırken, verirken,  yatarken, kalkarken
          Allah’ı hiç unutmayacak.
          Zaten Cenabı Hak öyle buyuruyor bir ayeti kerimesinde; “Ricalün la tülhihim ticaretün
          ve la bey’un  ân zikrillah” . Ayeti kerimenin mealinde;  “Benim öyle  kullarım var  ki,
                                23
          onların ticaretleri zikirlerine mani olmaz. Yerler, beni zikrederler; içerler, zikrederler,
          alırlar, verirler, yatarlar, kalkarlar, gezerler, beni zikrederler.” buyuruyor.
          Ancak mürşitsiz insanlar  bu nimete ulaşamazlar.   Onun için mürşide ihtiyaç vardır.
          Yunus Emre buyurmuş ki:



          22  Ra’d  13:28
          23  Nur 24:37
   315   316   317   318   319   320   321   322   323   324   325