Page 321 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 321
Teveccüh Sohbetleri 319
Niceleri gittiler mürşit arayı
Arayanlar buldu derde devayı
Bin kez okur isen aktan karayı
Bir kâmil mürşide varmazsan olmaz
Onun için Niyazi Mısri Hazretleri buyurmuş bak:
Mürşit gerektir bildire hakkı sana hakkel yakîn
Hakkel yakîn bilmek perdesizdir.
Bir var ki bilinen bir şeyi yapmak. Bir de var ki yaklaşıyor ama arada bir perde var,
göstermiyor.
Hakkel yakîn bilmek o perdeyi de kaldırıyor.
O perde senin neyin?
Ben yaptım, ben ettim, ben geldim, ben gittim, demen.
O kalkmadıktan sonra o perde kalkmaz.
Onu da o perdeyi de ancak ne yakar biliyor musunuz?
Aşk, Allah aşkı.
Bu Allah aşkı da sana babadan miras kalmaz, çarşıda satılmaz ki paran çok, gidip
alasın.
Onun da bir satıcısı var.
Onun için buyurmuş Celâlî Baba Hazretleri:
Metahından alan gelsin derin deryadan almışam
Bugün aşkın pazarıdır veren Mevlâmdan almışam
Evet, onun için öyle Allah’a şükür Cenabı Hak bu nimeti bize nasip etmişse bunun
kıymetini bilmemiz lazım.
Bunun büyüğünü elde etmek lazım. Her nimetin büyüğü var, küçüğü var tabii.
Nimetin büyüğü var, var, var, nihayeti yoktur.
Allah’ın kulu için halk ettiği nimetlerin nihayeti yoktur.
Ama maddi nimetler var, manevi nimetler var. Maddi nimetler bizi aldatmasın. Maddi
nimetler de çoktur, sayısı yok.
Mademki bu insanlar bütün cemâdattan, nebâtâttan, mahlûkâttan faydalanıyorsa
demek ki, yine sayısı yoktur. Canlılardan veyahut da bitkilerden veyahut da yer
cinsinden petrollerden, madenlerden faydalanıyorsa bak, bunların sayısı yok.
Ama bunlar maddidir, bunlar bizi aldatabilir.
Maddi nimetler ne zaman aldatmaz?

