Page 323 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 323
Teveccüh Sohbetleri 321
Ama şimdi tersine zenginlerde de mâli amel var ama bedeni ameli yok. O da çift
kanatlı değildir.
Bir de fakir olur zengin gönüllü olursa o da çift kanatlı, o da zülcenaheyn çift
kanatlıdır.
Fakir ama hiç kimsenin malında gönlü yoktur. Sanki dünyalar onun gibi zenginlikler,
varlıklar onun gibi gönlü. Sanki herkesten daha fazla yiyormuş, daha fazla giyiyormuş,
daha fazla içiyormuş. Gecekonduda oturuyor ama o gecekondu onun için bir
apartman, lüks apartman dairesi gibi görünürse olur.
Ama lüks apartmanda oturan, gecekondusunda oturuyormuş gibi olursa eğer. Yani
zengin olur yaşantıda fakirin seviyesine inerse zülcenaheyn’dir. Fakir olur onun da
gönlü zengin gibi yaşıyorsa o da zülcenaheyn’dir.
Evet, efendiler! İşte bu dört tane bizim manevi düşmanımız var. Bunlardan kurtulmak
için üç tanesinde sa’yınız gerekiyor. Bir tanesinde sa’yın çok kıymeti olmuyor.
Ancak bu niçin?
Sa’yı sahibine teslim ederse o zaman geçerli oluyor. Ona karşı geçerli oluyor. Çünkü
niçin?
Varlık dağını delmeyen
Ağlar iken gülmeyen
Şeyhini hak bilmeyen
Düşer hüsrana saki
Kelamı kibar ama Cenabı Hak “Vel asrı innel insane lefi hüsr.” buyuruyor değil mi?
25
İnsanlar hüsrandadır, buyuruyor. Bu kelamda ne buyruluyor?
Varlık dağını delmeyen
Ağlar iken gülmeyen
Şeyhini hak bilmeyen
Düşer hüsrana saki
Öyleyse diyor ki;
İnsanın kendi varlığı, önünde bir dağdır.
Öyle bir dağ ki aşamıyor, delemiyor da kapatmış yolu.
O dağı delmesi lazım, kendisi delemiyor.
Delemeyince işte o zaman onu deldirmek lazım, o dağı deldirmek lazım.
Delemiyorsa deldirmek lazım. Delen var, delinmesi lazım.
Kim? Nasıl olacak?
25 Asr 103:1-2

