Page 334 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 334

332                                                          Gülden Bülbüllere

          Zillet nedir? Hani insanlardan görmüş olduğu itâle, eziyet, zahmet; bunlardır zillet.
          Ama bir de insanlardan hürmet görüyor, iyilik görüyor, itibar görüyor. Bunları hayır
          sayıyor, onları da şer sayıyor.
          Bizim hoşumuza giden dünya  âleminde hoşumuza giden ne olursa olsun bunlar
          Allah'tan gelmiyor mu? Bizi huzursuz eden ne olursa olsun bu da Allah'tan gelmiyor
          mu?
          Ama işte burada tefrikaya düşüyoruz. Tefrikaya düşünce işte o zaman zararımız oluyor,
          bir kârımız olmuyor.  Çekmiş olduğumuz zahmetler, mihnetler, meşakkatler de
          yanımıza kalır.

          Hani bir hastalığı Allah'tan bilip ona razı olmazsak o hastalıktan çekmiş olduğumuz
          zahmet yanımıza kalır. Onun ecrini alamayız, onun karşılığını bulamayız. Onun bir
          karşılığı var, ecri var, sevabı var, mükâfatı var. Nerede? Öbür âlemde.
          ‘Cefayı çekmeyen âşık sefayı bulamaz’, buyuruyorlar.
          Âşık kim? Allah'ı seven.
          Allah'ı sevenin ise dünyada cefası vardır. Cenabı Hak sevdiklerine dünyada çileyi fazla
          vermiş.
          Onun için evet, Bektaşi'nin bir tanesi buyurmuş ki:
          —Yâ rabbî ben seni seveyim sen beni sevme, demiş.

          Böyle söz olur mu? Anlayamamışlar, sen niçin böyle diyorsun? Demiş ki:
          —Allah sevdiklerine çok çile veriyor, ben taşıyamam bunu. Onun için öyle diyorum.
          Ben onu seveyim, o beni sevmesin.

          Öyle zaten Cenabı Hak sevdiklerine…  Zekeriya Aleyhisselam’ı hızarlarla biçtikleri
          zaman melekler ona acıdı. Cenabı Hak da buyurdu ki: “Meleklerim ben sevdiklerime
          böyle yaparım.” Bak kelamı kibarda var:
                 Görün şehzâdeler n'oldu birisi sararıp soldu
                 Biri susuz şehîd oldu bu aşkın mâcerâsından
          Şehzadeler kimler burada? Hasan ve Hüseyin Efendilerimiz.

          Onlar bak, dünyada ne büyük çileler çektiler. Ne büyük acılar duydular onlar. Onların
          acılarını, sadece onlar değil, bütün ehli iman o acıyı çekmiştir. Ta ki geçmişte gelecekte
          bütün onların bu acısını  her ehli aşk olan bu  acıyı çekmiştir ve çeker. Onun için
          buyuruyor ki:
                 Kerbelâ'dan eksik olmaz nâremiz

          Bu nare nedir? Bu nare de müridin cezbesidir. Her cezbeli olan, her ehli aşk olan nedir,
          o acıyı çeker. Onların naresinin doğuşu oradandır.
                 Kerbelâ'dan eksik olmaz nâremiz

                 Biz hafîd-i Pîr-i Tâgî olmuşuz
                 Pîr-i Sâmî'nin çırâğı olmuşuz
   329   330   331   332   333   334   335   336   337   338   339