Page 338 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 338
336 Gülden Bülbüllere
Haramlardan, yasaklardan veyahut da bunlara da helal lokma kazandırmak lazım,
bunları da şerlerden korumak, korundurmak lazım. Bunların hepsinden mesulüz.
İşte bu zamanımızda bunlar çetinleşmiş, güçleşmiş.
O zaman zevkimizi bırakalım, saltanatı bırakalım.
Manevi derdimiz budur, manevi derdimize düşelim.
Allah'a sığınalım, çareler arayalım. Onun için buyuruyor ki:
Uyan gaflet meyinden kalk bu derdin çâresine bak
Kemendi boğazına tak...
Bir rivayette,
Ara bul derde dermanı
Bir de buyuruyor ki,
Ara bul kâmil insanı
Evet, burada kâmil insanı bulmak bir kurtuluştur. Çünkü o bir önderdir, delildir.
Neye delildir? Allah'a delildir, Allah yolunda delildir.
Tarik-i müstakim, Allah'a giden bir yoldur.
Sağlam çok sağlam, emniyetli çok sağlam bir yoldur. O yolun delili onlardırlar.
Onlar o yolu gitmişler gelmişler biliyorlar.
Onlar seçmişler, biz seçemeyiz.
Onları biz önder yapacağız ki ancak o tarik-i müstakimi, Allah'a giden yolu bulmuş
olalım.
Zaten onlar bu yolda delillerdir. Kelam da onu ifade ediyor.
Bırak bu mâsivâ ile hevâyı
Masiva dünyadır.
Dünya arzularını, hevalarını bırak; dünya arzuları boştur, hava demektir. Tutulmayan
görünmeyen bir şeydir. Bunlar hep havadır bunları bırak.
Öyle değil mi? Sen dünya âleminde tahsilliydin, kültürlüydün, makam mevki
sahibiydin. Çok kazandın, altına, inciye gark oldun. Nasıl ki buyruluyor kelamı kibarda:
Nicesin geçirdin sadra mihrâba
Nicesin kapladın sîm ü zer bâba
Düşürdün sefînem kûh-i girdâba
Enginden engine sal kara bahtım
Ne diyor? Tabii, Cenabı Hak kimisini zengin etmiş, kimisini âlim etmiş, sadra geçirmiş.
Kimisini mülki amir etmiş, sadra getirmiş, baş etmiş, padişah etmiş, amir etmiş.

