Page 340 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 340

338                                                          Gülden Bülbüllere

          Evet, efendiler işte buyurmuş:
                 Âteş-i aşkınla yandır Sâlih'i
                 Şarâb-ı lebinle kandır Sâlih'i

                 Taklîd'den tahkîke döndür Sâlih'i
                 Affeyle hizmette noksânımız var
          Burada öyle bir aşk ver Sâlih'e ki Sâlih yansın, kavrulup yok olsun, kendisini kaybetsin.
          Başka kelamda da:
                 İlahi bir aşk ver bana kandalığımı bilmeyeyim

          Yarabbi, öyle bir aşk ver ki nerede olduğumu ne işlediğimi, ne ettiğimi bilmeyeyim,
          diyor.

          Çünkü niçin? Yarın kıyamet gününde insanlar  hesaba çekildiği zaman  hesapları
          melekler görecek. Bir gruba sıra gelince, o grubun hesabını melekler göreceği zaman,
          Cenabı Hak: “Yok meleklerim onların hesabını ben göreceğim siz görmeyin.” diyecek.
          Bunlar kim? Ehl-i cezbe olanlar.

          Vecd âleminden bunlarda görünenler  aslında  şeriata muhalif değil, fakat onların
          kelamları anlayışa muhalif. Niçin?

          Bak! Mansur “Ene'l-hak.”, demiş anlayamamışlar.  Şeriata muhalif değildi ama
          anlayamadılar da onun için astılar. Sonra anladılar ki yok muhalif değilmiş, onun sözü
          hatalı değilmiş. Ama sonradan anladılar. Anlayışa bu ters geldi. Fakat onda tecellî eden
          harikuladeden anladılar ki bu söz hatalı değilmiş. Harikulade neydi onda? Öldükten
          sonra düşen kanlarıyla “Ene'l-hak.” yazılmış. Nereye bir damla kan düşüyorsa orada
          Ene'l-hak yazıyor anladılar ki:

          —Ha, demek ki biz bunu anlayamadık.
          Anlayamamışlar. O doğru söylemiş. Çünkü niçin?

          İnsanların nefsi var ruhu var.
          Nefisten söylenirse hatalıdır, isyan eden nefistir.
          Ama ruhtan gelirse ruhtan gelende hata olmaz. Ruh bir memurdur.

          Peygamber Efendimiz’e bile Cenabı Hak: “Habibim ruhtan sordular sana (Sen ruhtan
          cevap vermedin). O ruhtan soranlara de ki ruh Rabbinin emrindedir.”  buyurmuştur.
                                                                     6
          Onun için demek burada ruhtan kelam eden, ruhtan cereyan eden, bir kelammış.
          Zaten kelamı kibar da budur, ruhtan cereyan eder, ruhtan geliyor nefisten değil.

          Ruhtan geliyorsa, ruhtan gelen söz zâhire ters görünse de hatalı değildir. O bir esrardır,
          sırdır. Anlamayana bilemeyene hatalı görünür, bilene hata değil, haktır. Çünkü niçin?


          6  İsra  17:85
   335   336   337   338   339   340   341   342   343   344   345