Page 342 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 342

340                                                          Gülden Bülbüllere

          Küllî iradeye geçen kimlerdir? Âşıklardır.
          Evet, ilim de var, amel de var.
          İlim, amel de irade ile oluyor.

          İrade ile ilim elde ediliyor, irade ile amel elde ediliyor. İrade de çok kıymetlidir bizim
          için.

          Bizim için iradede iki türlü aldanma var. Ama  şeriatı olan,  tarikatı olmayanlardaki
          aldanış  şudur: Cüzi iradesi  farzdır. Eksiklik bırakırsa ne olur?  Küfre götürür insanı.
          Allah'ın azabına girer, rahmetinden uzaklaştırır.
          Ama tarikata geçince iradeye sahip olmak da nimetine ulaştırmaz, yolunu tamamlamaz,
          yolunu eksik bırakır.

          Bu yol nedir? Şeriat, Tarikat, Hakikat, Marifet.
          Bir insan  hakikate ulaşamazsa yolunu tamamlamış değildir. Hakikate ulaşmak için
          tarikatı olacak.
          Tarikatta da işte şu vardır ki: Aşk.
          Ancak onun kalbinde aşk-ı ilahi, Allah aşkı, Resulullah aşkı, Meşayih aşkı onun
          kalbinde çoğalacak ki dünya çıksın onun kalbinden. Evlat sevgisi çıksın, mal sevgisi
          çıksın.

          Makam, mevki, ilim, amel bunlar hep varlıktır insanlarda. Hatta insanın kendi say'ı da
          varlıktır.
          İlim elde eder, ilim çok kıymetlidir. İlim ile çok terakki eder. İlmiyle terakki etmek de
          daha sonra ona manidir.
          Ameliyle çok terakki eder. Ameliyle terakki etmek de daha sonra ona manidir.

          Eğer o ilminden amelinden geçemezse o zaman  nedir? Terakki  edemez. Yolunu
          bitirmiş değildir.
          Çünkü bu yol mahviyet yoludur.

          Mahviyete nasıl düşülür?
          Ancak insan cüzi iradesini kaldırırsa ortadan o zaman mahviyete düşer.
          Ama cüzi irade ne zaman kalkar?

          Cüzi irade şu zaman kalkar ki: Sen bir yolcusun o yoldan yürümen için sana bir silah
          vermişler, bir de at vermişler, binek vermişler. O atla, o silahla, o binekle gideceksin.
          Vasıtayla gideceksin vasıtan yoksa gidemiyorsun. Silahın yoksa gidemiyorsun, sade
          vasıtayla gidemiyorsun. Çünkü eşkıyalardan silahınla kendini  koruyacaksın. Vasıtanla
          da yol alacaksın. İşte insanlarda ilim, amel budur.
          Allah'tan  geldik Allah'a gideceksek böyle  ama  o  nereye kadar götürür? Bir  makama
          kadar götürür. O makam öyle bir makam ki orada at daha yürümez. Orada daha araba
          yürümez, silahın da kıymeti yok.
   337   338   339   340   341   342   343   344   345   346   347