Page 341 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 341
Teveccüh Sohbetleri 339
Mansûr “ene'l-Hak” söyledi
Gördü hakîkat dârını
Mansûr değil cân söyledi
Cân içre cânân söyledi
Ol rûh-ı sultân söyledi
Keşf eyleyip esrârını
Onu Mansur söylemedi, Mansur da bir candır ama Mansur'un canının içerisindeki can
söyledi. Mansur'un ruh-u sultanisi söyledi, ruh-u hayvanisi değil, ruh-u sultanisi söyledi.
Ruh-u hayvani var nefisten.
Ama ruh-u sultanisi ruhtan gelir.
Bir insan kendi bilgisiyle, kendi görgüsüyle, kendi iradesiyle konuşuyorsa nefsinden
konuşuyor.
Ama kendi bilgisi, kendi anlayışı, idraki değil, kendinden konuşmuyorsa o ruhtan
geliyor.
Evet, işte burada diyor ki: “Yâ rabbî öyle bir aşk ver ki bana, bu aşk beni ne yapsın?
Sâlih'i yaksın, yok etsin varlığını gidersin.”
Nasıl ki cisimler ateşe düşmeyince yok olmazsa, öylece bizim kalbimizdeki cisimleri de
ancak Allah aşkı yakacak, o giderecek, o atacak.
Her şeyin zıddiyeti var. Allah aşkının sevgisinin yanında hiçbir sevgi barınamaz.
Bütün sevgiler bir taraf, Allah sevgisi de bir taraf.
O da onun zıddıdır. Allah her şeyi zıddiyetli halk etmiş.
Zaten Cenabı Hakk'ın böyle bir emri vardır: “Biz insanlarda bir tane kalp halk ettik, iki
tane halk etmedik.” ki birine dünyayı koysun, birine bizim sevgimizi koysun. Bir
7
tanedir. O bir tane kalbini dünya ile meşgul ederse biz yokuz orada. Eğer bizimle
meşgul ise dünya giremez oraya.
Allah'ı unutmamak için Allah'ı çok seveceğiz. Öyle ki Allah'ı unutmayalım. O sevgiyle
kalbimizi dolduracağız, kalbimiz dolacak ki boşluk olmasın oraya daha başka bir şey
girmesin. Onun için:
Âteş-i aşkınla yandır Sâlih'i
Buyurmuş. Yani bende olan bu sevgini çoğalt, kalbimde çoğalt ki bu sevgi beni ihâta
etsin. Varlığımı yok etsin.
Nasıl ateş cisimleri yok ediyorsa o sevgi de benim varlığımı, benim benliğimi yok etsin.
İnsanlarda cüzî irade var, küllî irade var.
7 Ahzap 33:4

