Page 345 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 345

Teveccüh Sohbetleri                                                    343

          Ama yetmiş bin ders ile de olabilir. Yetmiş bin dersi çeken olmazsa da ona başka ilave
          dersler de verilir. Bunlarla olabilir.

          Gerçi, mesela mühim olan o kalbi bir an evvel diriltmek, ayıltmaktır. Onun için de çok
          sa'y u gayret etmek lazım.
          Sadece günlük dersimiz değil veya sen yetmiş bin dersi çektin, evradı da  sair
          zamanlarda da unutuyorsun, bu değil.
          Bin ders vermişler sana, o bin dersi yapıyorsun, sair zamanlarda da Allah'ı
          unutmuyorsun. Az da olsa unutkanlığı daima azaltıyor, atıyorsun, atıyorsun, ne zaman
          ki bu unutkanlık senden kesilirse yirmi dört saat Allah'ı hiç unutmuyorsan işte tamam
          işin bitti. Nimetine ulaştın.
          Evet, efendiler! İşte Allah'a şükür hatmelerimiz de teveccühlerimiz de büyük ameldir.

          Büyük ameller Allah'a yaklaştırıyor insanı. İlim, bildiriyor; amel, yaklaştırıyor.
          Amelin büyüğü demek ki gideceğimiz yolun bir vasıtası oluyor. Ne kadar süratli bir
          vasıtaya binersen o kadar tez gidersin o yolu. Bir yol var ki insan yürüyerek gidiyor, bir
          de var ki atla gidiyor, taksiyle gidiyor, bir de var ki… Bunlar böyledir, ama amelsiz
          olmaz.

          Amelle beraber bir de aşkın varsa senin, sen o zaman füze gibi gidiyorsun o yolu veya
          da o yolu kuş gibi gidiyorsun, çift kanatla uçup gidiyorsun. Bu da nedir?

                 Şeriat tarikat yoldur varana
                 Hakikat marifet andan içeru
          Ama işte burada şeriatı da anlayıp yaşamak lazım, tarikatı da yaşamak lazımdır.

          Şeriatımız olmazsa ne kadar tarikatlıyım desek de tek kanadımız var. Kanadımızın biri
          yok, uçamayız.
          Şeriatı olanlar da çok âlim, çok ameli var, tarikatı yok. O da tek kanatlıdır, uçamaz.

          Zülcenaheyn, çift kanatlı olması için insanın şeriatı-tarikatı olacak.
          Şeriat ise edille-yi  şeriye:  Kitap, sünnet, icma, kıyas.  Şeriat;  farz, vacip, sünnet,
          müstehap değil mi? Şeriat bunlardır.
          Tarikatsa muhabbet, ihlâs, adap, teslim.
          Burada,  şeriat, tarikat, hakikat,  marifet  var.  Şeriatta bu  dört  şart vardır. Tarikatlı
          olmakla şeriatı bırakmış değildir; şeriatlı olmakla tarikatlı olmuş değil. Demek ki burada
          bir kelamı kibar var:

                 Bilinmez âlemin sırrı nihândır
                 Dört şâhın hükmüyle döner cihândır
                 Ârif olanlara özge seyrândır
                 Kâmile her eşyâ olmuş bir evrâd
   340   341   342   343   344   345   346   347   348   349   350