Page 396 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 396
Teveccüh Sohbetleri 395
“Bütün Hataların Başı Dünya Sevgisidir”
Tepecik
O kendisini konuşturmaz, onu Allah konuşturur. Onun için ledünnî ilmi demek:
Cenabı Hak bak: “Konuşan dili benim dilim.” buyuruyor. Bu da bir kudsi hadistir ki
Cenabı Hak: “O velî kulumun konuşan dili benim dilim; o velî kulumun gören gözü
benim gözüm; o velî kulumun işiten kulağı benim kulağım. Benimle görür, benimle
işitir, benimle konuşur, benimle yürür, benimle düşünür. Düşünen aklı da benim
aklım.” 1 buyuruyor.
İşte bu akl-ı cüz, akl-ı kül dediği odur. Bu söz insanların arasında konuşuluyor,
söyleniyor. Hani akl-ı cüz, akl-ı kül ve de bu cüzî irade küllî irade konuşuluyor. Bunlar
ne ki? Bunların anlamı ne? Cüzî irade senin iraden, senin gücün, Allah’ın sana vermiş
olduğu bir güç, beşerin gücü.
Ama küllî irade ne? Küllî irade, Allah’ın tecellî eden bir gücüdür. Allah’ın sıfatından
sende meydana gelen bir güç.
Bu cüzî irade ne? Aklı cüz ne? Sen ne kadar tahsil yaparsan yap, ne kadar medrese ilmi,
ne kadar mesela fakülteler bitirirsen bitir, senin aklın cüzi akıldır.
Onun için Peygamber Efendimiz “Utlubul ilme minel mehdi ilel lehd.” 2 buyuruyor.
Burada “Doğuştan ölünceye kadar ilim tahsil et.” Kime? Sana, bana insanlara.
“Doğuştan ölünceye kadar ilim tahsil et; beşikten mezara kadar ilim tahsil et”.
Bu kime? Bu ilmi olmayanlaradır. Yani bir insan 40-50-60 yaşına gitmiş de
medreselerde okumamış. Efendim okulda maarifte de okumamış, bir ilmi yok. Şimdi
bu zamanımızda maarif okulları var ya bunlar da geçerlidir. Niçin, neden?
Zaman bunların zamanıdır. Bugün medrese ilmini bitiren icazet alan büyük bir âlim
konuşamıyor. Ona söz hakkı vermiyorlar, konuşturmuyorlar. Değil mi? Ama bir
fakülteyi bitirmiş, mühendis olmuş, doktor olmuş, daha da başka nedir? Öğretmen
olmuş, fakülteyi bitirmiş bir görev almış, o konuşabiliyor. Eğer onda bir ilim varsa o
âlim de sayılıyor. Çünkü onun tahsilinden yararlanılıyor. Onun inancı varsa inancını ne
yapıyor? Evet, ilim yok ama Kur’an’ın meallerini okuyor, hadisin meallerini okuyor.
Tahsili de var, kültürü de var, hitap edebiliyor, konuşabiliyor. Onun için insanlara o
âlimden daha yararlı oluyor. Yani inancı olan tahsilli bir insan şimdi o âlimden
insanlara daha faydalı yararlıdır.
1 Buhari Rikak 38
2 Kenz-i Mahfi s.89, Şir’a

