Page 392 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 392

Teveccüh Sohbetleri                                                    391

          Peygamber Efendimiz’e:
          —Ya Resulullah bunlar senin makbul olmuş ümmetlerindir. Bunların hürmetine beni
          de ümmetlikte makbul eyle, sünnetlerini işlemeyi bana  nasib eyle, sana kurbiyeti
          yaklaşmayı nasib eyle.

          Mürşidimize:

          —Ya hazreti  şeyh efendim, bunlar senin için gelmişler, hep evlatların. Bunlar sana
          hizmet görmüşler, himmet almışlar, sana çok yaklaşmışlar, mahrem olmuşlar ve
          içlerinde daha mahrem olanlar var.  Bunların hürmetine beni  de  günahlarımı,
          kusurlarımı bağışla.

          Öyle, bugün bu cemaatin içerisinde 35-40 senelik ihvan var, değil mi? Şeyh efendimiz
          zamanından 35-40 senelik ihvanlar var. Evet, yeni ders alan da var.

          Bakın şimdi bu şeriatta da vardır, tarikatta da vardır. Şeriatta bir genç, amel işleyen bir
          genç, amel işleyen bir ihtiyarı gördüğü zaman Allah’a şöyle şefi getirecek;

          —Yâ rabbî bu ihtiyar benden evvel seni tanıdı. Benden evvel sana çok ibadet yaptı.
          Madem  sen emrediyorsun ki:  “Kulum bana  nafile ibadette yaklaşır.” Bu sana  çok
          evvelden ibadet yapmış, yaklaşmış sana. Senin makbul bir kulun olmuş. Bunun
          hürmetine günahlarımı, kusurlarımı, beni de bağışla, demesi lazımdır.
          Bir ihtiyar da genci gördüğü zaman:

          —Yâ rabbî ben ihtiyarladım, ömrüm boşa gitti. Sana layıkıyla kulluğumu yapamadım.
          Bu genç yaşta bunun karşısında dünya var iken, nefis var iken, manevi düşmanlar var
          iken, bunları bırakmış. Dünya,  nefis,  şeytan gençliğinden dolayı çevresi, etrafı var,
          bunları hep dökmüş, bunları bırakmış da senin yoluna dönmüş. Bunlardan hepsinden
          kurtulmuş, yakasını sıyırmış da senin yoluna dönmüş. Bunun sende bir makbuliyeti
          vardır. Bu genç yaşta senin yoluna girmişse Yâ rabbî bunun hürmetine beni bağışla.
          Böyle diyecekmiş.
          Alçalmak budur, tevazu budur.

          Cenabı Hak “Her kim ki Allah için alçalırsa biz onu yükseltiriz.”  buyuruyor.
                                                                18
          “Her kim ki tekebbür sahibi olursa onu hakir ederim.” buyuruyor.
          Tarikatta da buraya gelenler de böyle olması lazım.

          —Ya hazreti şeyh efendim ben daha yeni girdim tarikata, bir şey anlayamadım. Ama
          burada şu efendilerin içerisinde daha evvelden alanlar olmuş. Bu tarikatı onlar anlamış,
          onlar yaşamış. Hizmet görmüş, himmet almışlar. Sana sözleri geçer onların. Sen
          bunları seviyorsun. Bunların hatırası için benim günahlarımı hep bağışla ve beni bu
          tarikattan, bu doğru yoldan sapıtma. Bu yolun nimetlerine ulaştır, demesi lazım. Hani
          buyuruyor ki:



          18  Hikmet Goncaları Trc. (500 Hadis Şerif) 397
   387   388   389   390   391   392   393   394   395   396   397