Page 398 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 398

Teveccüh Sohbetleri                                                    397

          Niyazi Mısrî Hazretleri zamanın büyük bir âlimi imiş, ne buyurmuş?
                 Mürşit gerektir bildire
                 Hakkı sana hakkel yakın
          Başka bir ehli dil de buyurmuş ki:
                 Her kim ki şeyhini hak bilmedi, Hakkı dahi bilmez
          Şeyhi hak bilmeyen hakkı bilemez.
                 Yok eylemeyen varını maksuduna ermez
          Burada varlık denilince soy, mevkî, apartman, köşk, fabrika, gayrimenkul arazi bunlar
          değil. O ilim de bir varlıktır,  ondan da geçilecek. Amel de bir varlıktır, ondan da
          geçilmesi lazım.
          İlim ne yapıyor? Evet, ilim çok kıymetli ama bir noktaya kadar onun kıymeti vardır. O
          noktada durur, oradan geçilmez. Amelin de bir makamı vardır, bir noktası vardır, bir
          sınıra kadar götürüyor. O da orada onu bırakıyor, o da geçiremiyor.
          Ancak ve ancak sınırları geçmek için, Allah’a olan bütün perdeleri kaldırmak için, ilmi
          de atacaksın, ameli de atacaksın. İlimden de geçeceksin, amelden de geçeceksin.
          Ama senin ilmin var,  âlimsin sen, ilminden geçemezsin, ilmin seni aşağı düşürmez,
          ilmin seni yükseğe kaldırır. Halbuki burada Cenabı Hak ne buyuruyor? “Her kim ki
          Allah için alçalırsa biz onu yükseltiriz. Her kim ki tekebbür sahibi olursa onu da hakir
          ederiz” 4 . Tekebbür sahibi olmak, kendini beğenmek, yüksek görmektir. Ama alçalmak
          demek, tevazu demek; ne kadar âlim  olursa olsun, ne kadar ilmi var ve Fatiha’yı
          bilmeyen  birinden kendini aşağı görürse, o alçalıyor.  Her kim ki Allah için alçalırsa
          onun ilmi ona mani değildir. O hiç Fatiha’yı doğru dürüst bilmeyen bir kimse var; ama
          Allah onun kalbinde bir inanç halk etmiş, tam inanıyor, anlaşıldı mı efendim. O da
          yükseliyor. Ondaki olan iman cevheri, inancı, onu yükseltmiştir. Ama onu yüksekliği
          görülmez. Bu bab’ta Yunus Emre ne buyurmuş? Bazı kelamlar var rumuzludur:
                 Bir sinek bir kartalı
                 Kaldırdı çaldı yere
                 Yalan değil gerçektir
                 Ben de gördüm tozunu
          İspat ediyor, yani şahidim diyor, ben bunu gördüm. Bir sinek bir kartalı vurur mu? Bir
          kartal 100 bin tane sineği taşır sırtında. Kartal 100 bin tane sinek de olsa, alıp alıp,
          götürür.
                 Bir sinek bir kartalı
                 Kaldırdı çaldı yere
                 Yalan değil gerçektir
                 Ben de gördüm tozunu




          4  Hikmet Goncaları Trc. (500 Hadis Şerif) 397
   393   394   395   396   397   398   399   400   401   402   403