Page 404 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 404
Teveccüh Sohbetleri 403
Evet, zâhir manası bunun; ilmi ile âmil olan bir âlimle teşrik-i mesainiz olsun. Dost
olun, onu sevin ki cehaletin karanlığından kurtulasınız.
Peki, ama bir mana da var ki gönül sahibine gönülden bağlanın ki onların mazhar
olduğu nimete kabiliyetiniz miktarı siz de mazhar olasınız. Yani onların ulaşmış olduğu
nimete, siz de layık olduğunuz kadar ulaşırsınız.
Layık olmak nedir? Layık olmak şudur; evet insanlar rüyetullaha mazhar olurlar. Ama
bu rüyetullaha mazhar olanların hepsi de bir müsavi değildir. Bütün velî sınıfına
geçenler rüyetullaha mazhar olmuştur. Ama onlar da müsavi değiller.
Zaten tarikatı olmazsa, tarikatın dört şartını yaşamazsa, velî sınıfına geçemez.
O ne kadar âlim olursa olsun; ne kadar sofu, ibadeti olursa olsun; ne kadar âlimlerle
dost olursa olsun o ancak neyi? Zâhiri işlemiş oluyor. Yani ilmi ile âmil olan bir âlimle
dost olmuş, ondan bilmediklerini öğreniyor. O ancak cehaletin karanlığından kurtuldu.
Ama esas mesele arif-i billah meşayihle, onlarla olmak, onlara gönülden bağlanmak
lazım.
Bu da sevgi ile bağlanılır.
Nasıl ki bak, bize bunun hakkında bize bir izah veriyor: “Vekûnû meassadıkîyn.” ayeti
var. Kur’an’ın manaları yazılmış, izahı da şu: zâhirde bir âlimle teşrik-i mesai
olduğunuzda ondan ibadetinizi öğrenirsiniz, diyor.
O zâhirde âbı kilden yaratılmış bir cisim, bu zâhir şeriatte böyle, âbı kilden, sudan
topraktan yaratılmış bir ceset var bizde. Orada (kâbe) sudan topraktan yapılmış bir
toprak var, bir taş var, ona yönelmezsen ibadet oluyor mu? Her ibadetinde ona
yöneleceksin. Namazın on iki şartından altısı dışında, altısı da içinde. Dışında olan
şartların birisi de kıbledir. Kıbleyi bileceksin, değil mi? Demek ki her ibadette, misal
veriyor, âbı kilden, sudan topraktan yaratılmış bir ceset, sudan topraktan yapılmış
beytullaha yönelmezse, hiçbir ibadet kabul olmaz.
Öyleyse insanlarda bir de gönül kâbesi var. Gönül kâbesi ne demek? Allahın evi.
Allah’ın evi Beytullah (Kâbe) değil.
Beytullah demek: beyt: ev, Allah’ın evi. Kur’anda var, orada Allah’ın bir emri var.
Allah Beytullah’tadır dese, ona secde etse kâfir olmaz mı?
Allah’a mekan yok, mekan olmaz. Ama Beytullah’a secde etse, o da kime gider? Secde
Allah’adır, Oraya yönelin diyor. Başka yere yönelin dese kıble değişmesi lazım.
Zaten Peygamber Efendimiz de evvel kıble olarak bir müddet Mescid-i Aksa’ya karşı
yönelmiş. Peygamber Efendimiz bir zaman ters istikamete, kuzey doğu, ters istikamete
kıble olarak yönelmiş.
Bir öğle veya ikindinin dört rekâtlı bir namazında, iki rekâtını kılarken kıbledeyken,
Cebrail vahiy getirdi, “Mescid-i harama doğru dön. 13 “ diye. Tam güneye döndü,
Beytullah’a döndü, o zaman kıble Beytullah oldu.
13 Bakara 2:149

