Page 406 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 406
Teveccüh Sohbetleri 405
Ama ruh yok olmuyor, o hakikat ruhu tanıyor, onun bir makamı var. Gelmiş olduğu
bir yer var, nereden geldiğini bilmişse eğer, ruhu hakikate ulaştırdın.
Bu da tarikattan geçer, tarikatı olmayan bu hakikate ulaşamıyor.
Şeriat, tarikat, hakikat, marifet.
Marifete hakikatten seçilenler, yani velîlerden seçilenlerden ulaşıyor.
Bu velî nerede bakın. Kendine görev tevdi olunan irşat memurları var, bir de gavs var,
kutup var. İsterse dünya yüzünde bir milyon velî olsun. Bir milyon olması mümkün
değil ama bize bildirilen emir şudur; büyüklerimizin emri, tasavvuf âlimlerinin emri
burada, arz üzerinde her bir asırda 124 bin peygamberin temsilcisi vekili olan velî
mevcuttur. Küreyi arzda, Türkiye’de değil, ne kadar İslam beldeleri varsa, o üç kıtada
var, Avrupa’da var, Asya’da var, Afrika’da var, hatta Amerika’da da var. Oraya da
sıçradı.
Evet demek ki 124 bin peygamberin temsilcisi olan bunlar kimler? İnsanlardan, avam
içerisinden seçilmiş velîlerdir. Ne ile seçilmişler?
Ama tarikattan, şeriattan geçiliyor. Şeriatımız tam olacak ki, tarikatımız olsun. Bakın
bunlar olacak, evet bu da;
Kabiliyet bizde olmazsa meşayih neylesin
İster ise mürşidi olsun Muhammed Hazreti
(Allahümme salli alâ Muhammed) Kabiliyetse burada kab anlamındadır. Kab kabiliyet
demektir. Kab ise bizim kalbimizdir.
Mesela bir kabı taşıyan var misal. O kabı taşıyan, o kabın içerisine bir madde koydu. O
kaptan bir madde, bir yeme maddesi dağılıyor, ikram ediliyor. Ya da satılan bir yeme
maddesi alacaksın, önüne bir kab getiriyorlar. O temiz kabın içine koyulan temiz
madde kabı kirletebilir mi? Kirletemez. Bir de; kabın çok temiz de o kaba sen pis bir
şey alıyorsun, temiz bir şey almıyorsun, o kap temiz olur mu? O kap da pislenir,
kirlenir.
Burada da işte bizim kabdan mana kalbimizdir. Bizim kalbimize verilen bir muhabbet
var, bu da mürşit sevgisi, meşayih sevgisidir. Meşayih sevgisi olmayanın kalbinde aşk
yoktur, muhabbet yoktur.
Muhabbet demek Allah sevgisidir. Ama mürşit vasıtasıyla, onun için bak! Celâlî Baba
hazretleri ne buyurmuş:
Metahından alan gelsin derin deryadan almışam
Bugün aşkın pazarıdır veren Mevlâmdan almışam
Burada ne diyor? Benim sattığım herkesin sattığından farklıdır. Mesela adam imalatçı,
neyi imal etmişse onu satıyor. Pazara götürüp onu satıyor. Veyahut da yeme maddesi,
giyme maddesi, efendim çalıştığı alet, kullanılacak olan aletleri ne yapıyor? Yapmış,
imal etmiş, satıyor, pazarlıyor.
Bu da diyor, benim de bir metahım var, satıyorum. Benim metahımın müşterisi gelsin.
Ama ben metahımı derin deryadan almışım.

