Page 43 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 43

Teveccüh Sohbetleri                                                     39





                  “Teveccühte Kalplere Zikir Tohumu Ekilir”


                                                                 25.05.1990, Konya


          Cümleten hoş geldiniz, safa geldiniz, safa getirdiniz. Sabahı şerifleriniz hayırlı mübarek
          olsun, işleyeceğimiz amel de  sizin  için hayırlı, mübarek olsun; feyzinden, nurundan,
          bereketinden Cenabı Hak sizleri ihya-âbâd etsin.

          Çok şükür, bin şükür, rabbimizin ihsanına nihayetsiz şükürler olsun.
          Biz bu amelimizin taklidini yapacağız, biz taklidini yapacağız ama tahkiki onlardandır.

                 Gelin ey yâr-ı sâdıklar
                 Bu meydân-ı muhabbettir
          Yâr-ı sâdık, işte siz.
          İlmi ezelide Cenabı Hakk’a ruhlar “Belâ” dedi.

                             1
          “Elesti bi  rabbiküm”  emr-i fermanında insanların hepsi  “Belâ” (evet)  demedi.
          İnananların ruhu “Belâ” dedi, bizim ruhumuz da “Belâ” diyenlerden.
          Fakat bütün “Belâ” diyenlerin hepsi gelip bu “Belâ”nın üzerinde durmadılar, “Belâ”yı
          bozdular. Ahd-i misâklarını bozdular, noksanlıklar işlediler.
          Cenabı Hak  insanları noksan halk etmiş. Bu noksanlığı işleyeceklerini bildiği için,
                                                                                   2
          Kur’an-ı  Kerim’de tevbe ihtar eden  ayetinde: “Tûbû ilallahi tevbeten nasuha.”
          buyurmuş. Bu ayet-i kerimesinde iki  mana var:  Birisi: “Kulum tevbe  et.”  diye
          emrediyor, birisi de tebşir, Cenabı Allah tevbeni kabul edeceğim, diye müjdeliyor.
          “Belâ” bozuluyor. Cenabı Hak, insanı noksan sıfat halk etmiş. Ancak “Belâ” kimlerde
          bozulmaz? O “Belâ” ancak peygamberlerde bozulmaz. Cenabı Hak onları peygamber
          olarak getiriyor. Onlardan başka bütün bu “Belâ” bozuluyor. Tekrar bu “Belâ” takviye
          ediliyor. İşte, tevbe istiğfar var.

          Meşayih huzurunda istiğfar bu “Belâ”yı tazeliyor. Tekrar ikinci  ahdi misak  oluyor.
          Allah’a şükür bu ikinci ahdi misakı da yaptık. Ahdimizin üzerinde duralım.

          Bir kelamı kibar vardır:
                 Sen makâm-ı kudsîden kurtarmağa geldin bizi


          1  Araf 7:172
          2  Tahrim 66:8
   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48