Page 40 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 40
36 Gülden Bülbüllere
İçirip bir kadeh aşkın meyinden
Gedâ iken seni sultan eder şeyh
Evet burada:
Haber verir hakîkat illerinden
Sana çok tuhfeler ihsân eder şeyh
Tuhfe hediyedir, bu hediyeleri nasıl yaparlar?
Bu hediyeler işte hatmelerimizde, teveccühlerimizde bize vermiş olduğu feyiz, almış
olduğumuz muhabbettir. Ama bu her feyiz, muhabbet alındıkça bizde bir terakki
oluyor. Her feyiz, muhabbet bize geldikçe bizim nefsimizde bir temizlenme oluyor,
arınma oluyor; ruhumuzda bir terakki oluyor değil mi? İşte tuhfeler bunlar.
Bu nerede oluyormuş? Hatmelerde, teveccühlerde.
Hatme de teveccühün bir küçüğüdür. Hatmeden de geri kalmayın. Bak, burada hatme
okunuyor, her muhitte okunuyor. Herhanginiz hangi muhitte iseniz o muhitin
hatmesine karışın.
Kibrît-i ahmerdir şeyhin nefesi
Yakar dil şehrinde bırakmaz pası
Beraberdir Pir-i Tâgî Mevlâsı
Dâim cezb ederler me'vâya bizi
Kim cezbetti buraya bizi; vasıta kim burada? Şeyh Efendimiz Dede Paşa Hazretleri. O
olmasaydı birbirimizi tanıyamayacaktık ve buraya gelemeyecektik. Öyleyse o
cezbettiyse, biz hepimiz onun manevi evladıyız. Bizde tecellî eden muhabbet ne varsa
onların, pirimizin, pirlerimizin nimetidir.
Nasıl ki bakın dikkat edin! Askeriyedir bizim tarikatımız. Şimdi nasıl ki askeriyede
teftişler var. Mesela bir alayı, alay kumandanı geliyor teftiş ediyor. Bir tümeni, tümen
komutanı gelip teftiş ediyor. Hayır, bizim meşayihimiz ne alay komutanı, ne tümen
komutanıdır; Mareşal bir generaldir. Biz de generalin erleriyiz, bizi teftişe gelecek. Bu
teveccühümüzde bizi teftişe gelecek. Kimi beğenirse ona ihsanını edecek.
Yar sana daim nazar eyler
Seni gafil görürse güzâr eyler
Onlar da bizden bunu istiyorlar, meşayihimiz de şeyh efendimiz de bizden kalb-i selim
istiyor.
Eriş kalb-i selim içre huzura
Mübarek Şah Dedemiz teveccüh yaparken, yani şeyh efendimizin şeyh efendisi
(Muhammed Beşir (k.s), teveccühün bir tanesinde:
—Vay vay, ki vay vay demiş, geçmiş.

