Page 41 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 41

Teveccüh Sohbetleri                                                     37

          Niye bunu böyle demiş? Bakmış ki o kişinin kalbi muhalefet ambarı, kalbi çok berbat
          mülevves. Nasıl teveccüh etsin ona? Yapamaz ki.

          Mesela bu neye benzer biliyor musunuz? Bir ağa ihsan edecek, ihtiyaçlılara diyor ki:

          —Kabınızı boş ve temiz getirin. Kabı boş ve temiz olanlar alır ihsanını gider.
          Ne mesela? Açlıktan bunalmışız o zaman ilan ediyor:
          —Açlığınızı gidermek için  gelin, kabınızı temiz,  boş getirin.  Size koyacağım yeme
          maddesini götürün, yiyin açlığınız gitsin, diyor.

          Kabını boş, temiz götüren aldı. Kabı boş ve temiz olmayan bir şey alamadı.
          İşte burada  da boş temiz kaptan mana ne?  Kalbimizden bütün masivayı, bütün
          düşünceleri atacağız. Kalbimizi Allah aşkı, Resulullah aşkı ve Mürşit aşkı ile meşgul
          edeceğiz ki bizim kabımız boş olsun, temiz olsun. Ve bizi de buraya toplamışlar, ilan
          etmişler istemişler. Gelin buraya alın alacağınızı, ihsanınızı. İşte bunu ifade ediyor.
                 Haber verir hakîkat illerinden
                 Sana çok tuhfeler ihsân eder şeyh

          Evet, işte teveccühün sonuna kadar kalbinizi  muhafaza edin.  Teveccühün sonu ne
          zaman? Teveccüh başlarken işte;

          “Estağfurullah” nida olur gözlerinizi yumarsınız.

          Burada beş on dakika geçer. Biz, teveccüh namazı var, kılarız. Dualar var, okuruz,
          kalkarız, teveccühe başlarız.

          Bütün bu cemaatin safları arasında gezip dolanıp sırtlarına el vurulacak, kelamı kibar
          okunacak.

          İşte burada en son bittikten sonra,  herkesin teveccühü yapıldıktan sonra,  yani
          tamamen bu cemaatin hepsi gezildikten sonra, sırtlarına el vurulup kelam okunduktan
          sonra teveccüh o zaman bitiyor.

          O zaman ne yapılır? Hoca efendiler var, hafız efendiler var, bunlardan bir tanesi aşir
          okur.

          Aşirin peşinden “Lillahi fatiha” der. Bu, teveccüh tamamlandı demek oluyor.
          O zaman gözlerinizi açarsınız.

          Yalnız bu arada gözlerinizi açmayın, dizlerinizi de ağrıtmayın, nasıl rahat ederseniz öyle
          oturun. Mesela diziniz  ağrıdı, yeriniz  müsait ise başka bir  şekil oturabilirsiniz.  Şekil
          deyince mürebbi oturma var, eksi teverrük var. Mesela bacağınızın birini büküp birinin
          üzerine oturursunuz,  çeşitli oturmalar var.  Yalnız ayağınızı, iki  ayağınızı veya  tek
          ayağınızı özürsüz  kıbleye uzatıp oturmak edebe muvafık değildir. Muhaliftir,  edebe
          uygun değildir. Onun için zaten burada arkalı önlü oturuyorsunuz. Lüzumsuz,
          ayaklarınızı uzatamazsınız. Ama olur ki sakat olan bir kimse var ise kenara otursun.
   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46