Page 459 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 459

Teveccüh Sohbetleri                                                    459

          Bir meşayihi sevdiysek bu bizim babamız mıdır? Değil. Anamız mı? Değil. Akrabamız
          mı? Değil. İş ortağımız mı? Değil.

          Nerede meşayih? Doğuda Erzurum’da. Müridi nerede? İstanbul’da.
          Nerede meşayih? Türkiye’de. Müridi nerede? Diğer ülkelerde, yabancı ülkelerde.
          Niçin bunlar saymışlar, tanımışlar birbirlerini?

          Bu cemaat burada zaten bir delildir. Bu cemaatte Türkiye çapında her taraftan gelenler
          var. Şimdi her bölgeden burada var.
          Bunları buraya ne toplamış?

          Ben de bir günahkâr kulum, günahımı kabulleşmişim. Ama burada bir emir var. Ne
          var?

                 Kibrît-i ahmerdir şeyhin nefesi
                 Yakar dil şehrinde bırakmaz pası
                 Berâberdir Pîr-i Tâgî Mevlâsı
                 Dâim cezbederler me'vâya bizi

          Şeyhin nefesi kibrit-i ahmerdir, yani  şeyhin nefesi bir insanın, bir müridin kalbine
          isabet ederse, orada kiri, pastan mana bütün masiva, bunları atar.

                 Berâberdir Pîr-i Tâgî Mevlâsı
          Bu nereye gidiyor?
          Mevlâ, efendim manasında. Bizim Mevlâmız da Dede Paşa Hazretleri.

          Onun Mevlası da var, onun Mevlası da var, onun Mevlası, Mevlası, Efendim, Efendim
          derken; Resulullah Efendimiz’e gider.
          Onun için burada bu tarikat onun tarikatıdır.

          Bu nur onun nurudur.
          Bu yol onun yoludur.
          Bu ondan haberdardır. Bu amelimizden her zaman o haberdardır.
          Zaten  bu amellerde;  hatmelerde  olsun, efendim teveccühlerde olsun, her  huzur
          yaptığımız zaman bir nur irat ediyorsa kimin nurudur bu?
          Allah’ın, Resulullah’ın nurudur.

          Allah’ın nuru Resulullah’tan tecellî ediyor.
                 Hüdâ'nın cümle esmâ'ı sıfâtı
                 Muhammed'den kamu tibyân değil mi

          Allah’ın esmaları, sıfatları; esma nurları, sıfat nurları Muhammed’den zuhur etmiş.
                 Hüdâ'nın cümle esmâ'ı sıfâtı
                 Muhammed'den kamu tibyân değil mi
   454   455   456   457   458   459   460   461   462   463   464