Page 464 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 464

464                                                          Gülden Bülbüllere

          Ruh nerede? Her ne kadar kavrayamıyor ama insan ulvi oluyorsa onun ruhu arş-ı alaya
          çıkıyor, altta kalmıyor.

          Yani arş-ı âlâ gibi onun kalbi geniş, aydın, rahattır. Bir ayette de buyruluyor: “Biz insanı
          çok mahbup  halk ettik, güzellerin güzeli halk ettik.”  Güzellerin güzeli halk ettik
                                                         16
          deyince bu insan melektir, güzel. Hani insanda olmayan güzellik melekte var.
          Nasıl Hazreti Yusuf Aleyhisselam’da olan güzellik dünyaya gelen bütün nebiler, velîler,
          peygamberler arasında onun güzelliğinde hiç ikinci bir kimse yokmuş, o tektenmiş.
          Fakat onu görenler;

          —Böyle beşer olmaz, melektir, diyorlarmış.
          Onun yüzündeki nura, güzelliğe, gözler kamaşıyormuş, bakamıyorlarmış. Ama
          görenler melek diyorlarmış ona. Çünkü niçin?

          Melekleri Cenabı Hak noksan sıfattan beri halk etmiş, onlar da güzel nurludur.
          Ama melekleri sıfatının nurundan halk etmiş.
          Bu insana üflenen ruh var ya, zâtının nurundandır.
          Eğer her şey aslına cezbedecek, gidecek. “Külli şeyin yerciü ilâ aslıhî.”  fermanı var.
                                                                       17
          “Her şey aslına rucü edecek”se bu ceset toprağa giriyor.
          Bu cesedi Allah topraktan halk etmiş. Ceset toprağa gidecek ama ruh da aslına gidecek
          olursa neyle gidecek?
          İşte şeriat, tarikat, hakikat, marifet olacak ki gitsin.
          O zaman böyle bir insan -şeriatı, tarikatı, hakikati, marifeti olan- işte o zaman o ne
          oluyor?
          O insan güzellerin güzeli oluyor, melekten de güzel oluyor. Meleğin üzerine çıkıyor,
          melekten yukarı çıkıyor.
          Fakat  bir de insan süflî makama düşerse o zaman da insan  aşağı, aşağı hayvanların
          aşağısı oluyor, hayvanlardan aşağıya düşüyor.
          Affedersiniz hınzır var ya hayvanlardan aşağısı olan hınzır, onun derisi dabak kabul
          etmiyor.  Bütün ne kadar vahşi pis hayvanlar varsa,  affedersiniz hâşâ nefsimden pisi
          yoktur, bunların  hepsinin  derisi ne oluyor? Ne kadar hayvan varsa ta ki bir yılanın,
          kedinin, köpeğin, ayının bunların  hepsinin derisi dabak kabul ediyor, temizleniyor.
          Ama hınzırın derisi dabak kabul etmiyor. O da Cenabı Hakk’ın emridir.
          İnsan süflî âleme düşerse ondan da aşağıdır. O insan cehenneme gidecek olursa ondan
          da aşağıdır. Niçin?
          O hınzır pis hayvandır ama Allah onu diriltip azap etmeyecek.

          Evet demek ki burada Allah’ın rahmeti var, gadabı var. Allah’ın rahmeti de insanlara,
          gadabı da insanlaradır. İnsanlardan başka hiçbir mahlûka değil. Herbiri yok olacak, var


          16  Tin 95:4
          17  Kelamı Kibar
   459   460   461   462   463   464   465   466   467   468   469