Page 49 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 49

Teveccüh Sohbetleri                                                     45

          —İnkâr etmem sizin zikriniz de haktır ama ben sizin yaptığınız gibi yapmam, diyor.
          Seyyid Emir Külâl Hazretleri onun şeyh efendisidir; hem onu seviyor, hem de onun
          tarafından seviliyor. Seyyid Emir Külâl Hazretleri ne kadar ihvan varsa hepsi içerisinde
          onu çok seviyormuş. O da seviyormuş ama zikrini de yapmıyormuş. Şeyh efendisi zikir
          yapıyor, o da kalkıp gidiyormuş. Bunu  anlamıyor  ve bilmiyorlar, buna çok da
          muhalefet ediyorlar. Ne demiş:

          —Sizin zikriniz haktır, inkâr etmiyorum ama ben sizin yaptığınız zikri yapmam.
          İşte burada da:
                 Dâireyiz hem kudûmüz cismimiz neydir bizim
                 Aşk u sevdâdır gıdâmız bağrımız meydir bizim

                 Virdimiz İsm-i Celâl'dir kalbimiz “Hay”dır bizim
                 Zikrimiz ihfâ-durur esrâr-ı Kur'ân bizdedir
          Bu esrar-ı Kur’an: “Nahnü akrabu, kulum ben sana şah damarından daha yakınım.”
          buyuruyor. Öyleyse, bu  şah damarından yakın olan rabbimizi lisana getirmek,  Allah
          Allah diye bağırmak, iradeyle Allah Allah diye zikretmeye bizim büyüklerimiz lüzum,
          gerek görmüyorlar. Gayr-i ihtiyarı oluyorsa o başka. Zaten bizde iradeyle şimdi bu gibi
          meclislerde veya herhangi bir yerde iradesiyle Allah diye bağırsa yasaktır, suçtur, günahı
          kebair oluyor.  Ama iradesiz olunca suç değil, marifettir. Mevlid-i Şerif’in müellifi:
                 Bir kez Allah dese aşk ile lisan

                 Dökülür cümle günah misli hazan
          Böyle buyurmuşsa eğer, demek ki insan aşk ile sevgiden, aşktan doğup gelen bir Allah
          derse, ne yapar? Sonbaharda ağaçlar gazelini döker gibi günahlarını döker.
          Cezbeden mütevelli, şeriata, zâhir şeriata noksan bir iş de işlese, kusurunu örtüyor. Ne
          buyuruyor?

                 Olmuşum her bir kusûrun nâdimi Allah için
          Bir  de böyle buyuruyor.  Onları, Cenabı Hak  kıyamet  gününde, ehli aşkın cezbeden
          mütevelli yapmış oldukları noksanlıklar, zâhire ters düşen bütün hatalarından, şeriattaki
          eksikliklerinden dolayı gizleyecek.
          İnsanın sual  melekleri var, hesap gören melekler var. Kıyamette herkesin  hesabı
          görüldüğü zaman, bir grup ayrılacak, Cenabı Hak meleklere buyuruyor: “Siz onların
          hesabını görmeyin, onların hesabını ben göreceğim.”
                                                       7
          Ama burada ne buyuruyor Sâlih Baba:
                 Kusûrum mahşer ehline duyurma
          O kadar aşkın sahibi, o kadar  ehl-i dil, ehl-i kelam  olduğu halde  tabii kendini  yine
          kusurlu görüyor. Yâ rabbî, kusurlarımı mahşer ehline duyurma, kusurlarımı gizle, diyor.


          7  Fususül Hikem  Trc. C.1 S.238
   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54