Page 51 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 51
Teveccüh Sohbetleri 47
Bundan da daha büyük nimet olamaz çünkü en büyük nimete bununla ulaşacağız.
Cenabı Hak, “Kullarım için sayısız nimet halk ettim 8 , kulu ben zâtım için halk ettim.”
buyuruyor.
Buradaki anlam nedir?
Bu sayısız nimetlerden kullarım faydalansınlar, bana kulluklarını yapsınlar, bana
gelsinler, beni bulsunlar, beni kazansınlar.
Nedir bu da kullar için? Ancak hakikate ulaşmasıdır.
Hakikate insan ne ile ulaşır?
Hakikate ulaşmazsa insan rabbisini hakkal yakîn bilmiş değildir. Allah’ı insanlar ilmel
yakîn bilirler, aynel yakîn bilirler, hakkal yakîn bilirler.
İlmel yakîn kimler bilir? Âlimler. Onlar avamlardan üstündürler. Allah’ı ilmel yakîn,
âlimler bilirler. Fakat bu âlimler de hep müsavi midir? Ne kadar birbirinden üstün
olurlar. İlim bir deryadır, ilmin nihayeti yoktur. Fakat bunlar Allah’ı ilmel yakîn bilirler.
Aynel yakîn bilen de abidlerdir. Abidler: ebrar, ibadet yapanlardır. Onları zaten Cenabı
Hak Kur’an-ı Kerim’de methediyor. Ebrarlar, hem ilmi var, hem de ameliyle ilmini
değerlendiriyor.
Çünkü ilim bildiriyor. İlmel yakînle biliyor ama arada bir mesafe var, bir uzaklık var.
Amel ise o mesafeyi kaldırıyor, yaklaştırıyor. Yani ilim amel ile birleşiyorsa insan
Allah’a yaklaşıyor.
Fakat bir de hakkal yakîn bilmek vardır.
Hakkal yakîn bilmek; aslında bakın, dikkat edin!
Allah’ı bildiren ilim, Allah’a onu yaklaştıran amel. Ama bunlar perde oluyor efendiler.
İlim de perde oluyor, amel de perde oluyor.
Âlim olur ilminden geçmezse ilmel yakîn bilir, ama hakkal yakîn bilemez.
Abid de amelinden geçmezse, o da aynel yakîn bilir, ama hakkal yakîn bilemez.
Demek ilmel yakîn ne yapıyor, bildiriyor, aynel yakîn yaklaştırıyor, hakkal yakîn ne
yapıyor?
Hakkal yakîn birleştiriyor. Seven ve sevilen birleşiyor. Bilen ve bilinen birleşiyor.
Hakkal yakîn demek, bu demektir.
Cenabı Hakk’ı kimler hakkal yakîn bilirmiş?
Kim şeyhini Hak bilmedi Hakk'ı dahi bilmez
Yok eylemeyen varını maksûduna ermez
Maksut nedir? Maksut, ruhun maksudu, ruhun isteğidir.
8 Mutaffifi 83:22-24, İnfitar 82:13

