Page 54 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 54
50 Gülden Bülbüllere
Mükevvenât deyince üçe ayrılıyor. Mükevvenât, Allah’ın halk ettikleri.
Cemadat: yer cinsi, nebatat; bitkiler, mahlukat da canlılar.
Bu canlılar nerede var? Sadece biz miyiz canlılar?
Bütün arz üzerinde en ufak böcekten en büyük hayvana kadar düşünün, bunların hepsi
mahlukattır. Denizde, karada, havada da bu canlılar var.
Bunları kim için halk etmiş? Cenabı Hak, “Levlâke levlâk ve mâ halaktü’l eflâk”
buyuruyor.
Peygamber Efendimiz ne buyuruyor?
Mîraç yapıyor, Mîraç’ta Cenabı Hak bize ayetle bildiriyor: “Habibim sen bana iki kaşın
yaklaştığı kadar yaklaştın.” , buyuruyor. Fakat Peygamber Efendimiz ne buyuruyor?
11
“Ben bu kadar yükseldiğime rağmen Rabb’imin marifetini bilemedim.”
Biz nereden bileceğiz? Ama bizlerde olan yine ona ait.
Künh-i Zât'ı kimse bilmez bu yola etme heves
Lâl olur dil bu arada bil ki katl olur nefes
Sen mukayyed Zât-ı Mutlak'tan sakın eyleme bahs
Fark'ı Cem'i anlamaktır bu muammâdan garaz
Biz ancak fark’ı cemi anlayacağız.
Cemden mana Allah’tır.
Fark’tan mana ise halkiyattır.
Fark, halkiyatta vardır. Ne kadar halkiyat varsa, bunlarda farklılık var. İnsanlarda da
farklılık var. Mesela eşyada farklılık var, hayvanatta farklılık var.
Bak, insanlarda hâl görenler var. Eğer tarikatta bu hâl bir müride gösterirlerse,
başlangıçtan ta ki nihayetine kadar onda tecellî eden hâller, ona verilen makamlar, onda
olan kemâlâtlar, eğer gösterilecek olursa ne kadar farklılıklar çıkar.
Gerçi bizim tarikatımızda bir müride bunu göstermezler. Bizim tarikatımızda bizim
büyüklerimizin kârı, kemâlidir. Bizim büyüklerimiz bizi hâlimizden haberdar etmezler.
Niçin hâlimizden haberdar etmezler? Bizi hâlimizden haberdar ederlerse biz hâlimize
aldanırız, terakki edemeyiz, yol alamayız, yarıda kalırız. Çocuk gibi oyuncaklarla
oynamış ve aldanmış kalmış gibi oluruz.
Mürit, müptedi âleminde çocuktur; müntehi âlemine geçmeyince kâmil olamıyor. Nasıl
bir çocuk 15 yaşında baliğ oluyor, 15 yaşından sonra kendini biliyor ve mükellef de
oluyor. Onun için insanların ruhu da böyledir. Ta ki fenafişşeyh olmadıktan sonra o,
sabi misalinde, çocuk misalindedir. Öyleyse çocuk ne bilecek, çocuk daima
oyuncaklarıyla oynar ve onlarla vakit geçirir.
11 Necm 53:9

