Page 503 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 503
504 Gülden Bülbüllere
Bu, insanlara nüfuz eder, insanları sefil eder, şuğulda bırakır. İnsanın diğer insanlara
kötü niyetli olması, insanlara zarar vermesi, insanların hakkına tecavüz etmesi bunlar
değil.
Ama bir de var ki insan, insanlardan eziyet görüyor. Veyahut da hastalık geliyor
veyahut da kaza geliyor, ona iptila-yı Hak’tan zarar geliyor, kabızlık geliyor. Efendim
hiç bilinmeyen yerlerden büyük zararlar geliyor, kazalar, çok çeşitli şeylerle insan
karşılaşıyor.
Nereden geliyor bunlar? Allah’tan geliyor. Bunlarda bizim nimetimiz var. Evet,
Allah’tan hastalık geldi, biz buna inanıyoruz. Allah’tan geldi ama şikâyetçi olmayacağız.
Allah verince bunu kendimizden bilmeyeceğiz, kendimizden biliyoruz. Bizi aldatan bu
oluyor. Hastalık geldiyse Allah’tan niye şikâyetçi oluyoruz? O hastalığı bağrımıza
basalım.
Ondan sonra burada mühim olan en çok anlayamadığımız, idrak edemediğimiz, fazla
yapamadığımız şey şudur: İnsanlardan bize bir hürmet var, bir de itâle var değil mi?
İnsanlardan hürmet görüyor veya itâle görüyor. İnsanlardan hürmet, iyilik görüyor
veya kötülük görüyor.
İşte bizi en çok bozan, aldatan bu oluyor. O kötülük yapanı da kötülük yapandan
bilmeyeceğiz, iyilik yapanı da iyilik yapandan bilmeyeceğiz. Onları Allah’tan bileceğiz.
Kötülük yapanı Allah’tan biliyorsak niye zarar edelim? Etmeyiz.
Niye ona daha buğuz ediyoruz? Etmeyiz.
İyiliği biz Allah’tan biliyorsak niye ona iyilik yaptı diye eğiliyoruz?
Ancak eğilmemiz de Allah için olacak, “Hubbu lillah vel buğzu fillah.” 18 buyrulmuş.
Allah için Allah’ı sevenleri sevin, Allah’ı sevmeyenleri sevmeyin. Bir de Allah’ın
sevdiklerini sevin, Allah’ın sevmediklerini sevmeyin.
Ama burada biz idrak edemeyiz. Allah kimi sever, kimi sevmez; kim Allah’ı sever, kim
Allah’ı sevmez?
Emare olarak amel vardır ama bununla da belli olmaz, bu zamanımızda bununla da
belli olmaz. Gizli amelli de gelir.
İnsan var ki çok inançlı, çok imanlı fakat amel işleyemiyor. Amelini gizlemek
mecburiyeti var. Niçin? Bir makam mevki sahibi; orada namaz kılsa, ibadet yapsa orada
hizmet yaptırmayacaklar.
Daha bak, bu yakında, Bursa’daki bizim bildiğimiz dört tane subay vardı. Üsteğmen,
yüzbaşı isimlerini biliyoruz. Bunların hanımları örtü giymiş diye hepsini bir tarafa
sürmüşler. Başka bir sebep yok, hanımları örtü giymiş, ya sürmüşler, ya göndermişler.
Şimdi bakın bir hanımın başının örtünmesinde ne kadar çetinlik var. Demek ki bunlar
18 Buhari, İman,1

