Page 69 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 69

Teveccüh Sohbetleri                                                     65

          Onun için  burada, işte en  azından bu teveccühümüzde senin yaramaz sıfatlarından
          birer ikişer alınır, alacaklar.

          Kimler içindir?

          İnananlar içindir, niyeti halis olanlar içindir.
          Çünkü, “İnnemel a’mâli binniyât” emri fermanı var.  Bir de iman  demek, inanmak
          demek,  tarikata inanmak demektir.  Tarikata inandıysan tarikatın amellerine de
          inanmaktır.

          Burada  biz  bir de manevi bir ameliyat  görüyoruz. Kalbimiz bu  manevi  ameliyatı
          görüyor.

          Mademki, Peygamber Efendimiz’in kalbi bir ameliyat görmüşse, “Elem neşrahleke”
                                                                                  17
          süresi ne için nazil oldu? Peygamber Efendimiz’in kalbinin ameliyat görmesi
          üzerinedir. Müridin de kalbinin göğsünün yarılması lazım, kalbinin temizlenmesi lazım.
          Bu görülmez, ama görenler vardır. Ben şimdi desem ki ben gördüm, işte: “İbrahim
          beyin şeyh Efendimiz göğsünü yardı kalbini temizledi.” İnanılır mı buna? İnanan da
          olur, inanmayan da olur. İnanan sadakatindendir.

          Niçin Peygamber Efendimiz Mîraç yaptığı zaman:


          “Yâ rabbî! Ben Mîrac’ımı söyleyeyim mi insanlara?”

          “Söyle Habibim.”
          “Kim inanır Yâ rabbî?”

          “Sıddık kulum inanır. Kimse inanmazsa o inanır.”
                                                    18
          Demek ki inanç ne kadar kıymetli bir şey. Cenabı Hak “Sıddık kulum inanır Habibim.”
          diyor.
          Şimdi teveccühe başlayacağız.

          Şimdi  dikkat edin, bir  de cezbe alanlara,  yani  Allah diye  bağıracak, hıçkıra hıçkıra
          ağlayacak ve vücudu şiddetli bir hareket ile sallanacak, icap eder ki belki hoplar, zıplar,
          kendini duvara vurur, bunlar cezbedir, olur. Sohbetimizin bidayetinde ifade ettik ya:
                 Gelin dergâha dervîşler

                 Kılalım zevk ü cümbüşler
          Zevki cümbüş demek işte bu demektir. Cümbüş demek, hareket demek, zevktir, tatlı
          hareket demektir.
                 Hudâ'nındır kamu işler


          17  İnşirah 94:1
          18  Mustafa Necati Bursalı, Hz. Ebubekir S:41
   64   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74