Page 86 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 86
82 Gülden Bülbüllere
Seni göreyim “Kâbe Kavseyn”e dek yol açık, gidebiliyorsan git. Gidemezsin ama
gidebildiğin kadar git. “Kâbe Kavseyn” Peygamber Efendimiz’e verilen bir makamdır.
Oraya kadar yol açık, kapalı değil. Oraya gidebiliyorsan git. Ama tabii gidemezsin ama
ne kadar gidersen, o kadar kârın var.
Buraya da ne ile gideceksin? Ancak rabıta ile. Çünkü bizim tarikatımızda:
En kuvvetli vasıta rabıta,
En emniyetli vasıta rabıta,
En süratli vasıta yine rabıtadır.
Çünkü cezbe nereden geliyor. Rabıtadan geliyor. Mademki cezbe ile bir mürit yol
alıyorsa, hem bu yolu çabuk alıyor.
Nefi ispatla terakki eden bir mürit ise yetmiş bin ders çekiyor. Yıllar boyu bunu
çekiyor.
Cezbe sahibi olan bir mürit hiç dersi olmadığı halde onla beraber gidiyor, terakki
ediyor. Onun için, “Aşkım bana oldu Burak.” Bak!
Çok çektim ise iftirâk
Kalmadı gönlümde merâk
Aşkım bana oldu burâk
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Âşıklar böyle. Meşayihe olan sevgi bu.
Evet, teveccüh olunca kelamı kibar okunduğu zaman sırtınıza el vurulduğu zaman
Şeyh Efendimiz Dede Paşa Hazretleri bizim teveccühümüzü yapıyor. Bize gazeli o
okuyor. Sırtımıza eli o vuruyor. Böyle inanın itikat edin, kârınız olur, çok daha kârınız
olur.
Çünkü niçin? Onların revhaniyetleri geliyor amenna. Ta Resulullah Efendimiz’in
revhaniyeti buraya geliyor. Silsile okunuyor ya. Onların revhaniyeti gelecek. Nakşibendî
Efendimiz’in revhaniyeti gelecek, bütün büyüklerimizin revhaniyeti gelecek.
Bizim silsilemiz altın zincir halkadır. Hatta bak, misali şöyledir:
Bir saatin halkası var, mesela şu saate bak. Saat var, halka var, bu zincir halkaları var.
Bir halkaya dokunduğun zaman saat oynar. Ama yeter ki bu halkaya dokunasın.
Bu halkadan mana senin tutmuş olduğun el. Buna dokununca saat oynar. Saatten mana
Peygamber Efendimiz. Zincir halkalardan mana ervahtır.
Evet, ben şimdi bir abdest alacağım. Abdest alana kadar hazırlanın teveccühümüzü
yapalım.

