Page 207 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 207

Teveccüh Sohbetleri                                                    203

          Ama velâyetine gelince, velâyetinin Mîrac’ının sayısı mı var? Yok.
          Evet bak!
                 Murâdın teşrîf-i mi'râcdan vücûd-u âlemin gezdin

          Tabii  Peygamber  Efendimiz’in zâhirde bir cismi  vardı.  İnsanlar içerisinde görünen,
          bilinen bir cismi vardı. Ama bundan daha evvel onda bir vücut vardı ki dünyaları cem
          etmiş, almış içine.
                 Murâdın teşrîf-i mî'râcdan vücûd-u âlemin gezdin
                 …

                 Dahi ilmiyle bî-pâyân değil mi
          Peygamber Efendimiz Mirac’a teşrif etmesinde kendi “vücûd-u âlemin”i gezdi. Yani
          cennetleri, cehennemleri. Göklere gitti, seyretti, geldi ama kendi vücûd-u âlemini gezdi.
          Başka bir kelamda buyuruyor ki:
                 Vücûdu cümle mevcûdatı câmi'

                 Dahi ilmiyle bî-pâyân değil mi
          Burada Peygamber Efendimiz’in manevi vücudu bütün mevcudatı cem etmiş, almış
          içine ki evet,
                 Dahi ilmiyle bî-pâyân değil mi
          Buradaki ilmiyle bî-pâyân  demek:  Tabii zâhir ilmi var, bâtın ilmi var. Zâhir ilmi
          ulemada. Âlimlerde bir esrar var ki avam bilmez. Yani âlim olmayanlar ondaki esrarı
          bilmezler. Tabii Cenabı Hak: “Sizin bileninizle bilmeyeniz bir değil. , bilen
                                                                            4
          bilmeyenden farklıdır.” buyurmuş. Bilen bilmeyenden farklıysa demek her ilmin ma-
          fevkinde  bir ilim varsa,  bu ilmin mafevkinde olan  âlim ondan daha farklıdır. Onun
          bildiğini o bilmez; onun bildiğini de o bilmez.
          Ki işte burada âlimlerde bir esrar var ki âlim olmayan avam onu bilmez, onu bilemez.
          Velîlerde bir esrar var ki âlimler onu bilmez.

          Zaten bunu bilseler, çatışmış olmayacaklar. Ama ne kadar çatışma  olursa olsun, ne
          kadar zâhir ulema bunlara karşı çıkarsa çıksın güneşi balçıkla örtemezler.

          Abdurrahman-ı Cami Hazretleri’ne kadar dünya üzerine öyle büyük bir âlim gelmemiş.
          Ki mesela İmam-ı Rabbani var, Mevlânâ Celalettin Rumi Hazretleri var, İmam-ı Gazali
          var, büyük âlimler gelmişler. Fakat o zamanda Abdurrahman-ı Cami Hazretleri çok
          büyük, o hepsinden daha fazla âlim, Niçin?

          O beş asır boyunca  tek gelmiş. Her asırda bir  tane geliyor, fakat bu dört asırda
          gelenlerden daha âlimmiş. Reşahat isminde bir kitap vardır orada yazar.  Beş asır
          boyunca tek bir âlim gelmiş. O tarikata girmeden evvel, onun zamanına kadar zâhir




          4  Ra’d 13:19
   202   203   204   205   206   207   208   209   210   211   212