Page 258 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 258
Teveccüh Sohbetleri 255
Letâif demek; letâifin yarım saat rabıtası var. Letâif dersi, yirmi beş binden başlayıp ta
ki yetmiş bine kadar yükseliyor.
Gönlümden geçiyor; bu kadar müritlerinden âlimler var, icazetli hocalar var, âlimler
var ve bu kadar kültürlü, tahsilliler var, fazla ders yapmışlar var. Bunlar dururken bize
bu bir lütuf mudur, yoksa mihnet midir? Anlayamadık. Bu böyle gönlümde cereyan
ederken bir gün ziyaretine gittik ama ben fazla müteessir oldum. Kimse de yoktu,
buyurdu ki:
—Benim efendim, dedi.
Sadece bize değil herkese hitabı buydu. Benim efendim, efendi şahım, efendi
sultanım…
—Benim efendim, dedi, niye bu kadar kendini üzüyorsun sen? Bu hilafetlik üç yönden
gelir:
Birincisi; bir kimse âlim olur, ilmiyle amel işler, tarikatın da esaslarını anlarsa ona zâhir
emriyle bir emir verirler, emrederler.
İkincisi; sofi meşrep olur, çok fazla hizmet etmekle, evrat çekmekle yetişir ona da
hilafet emri verirler.
Üçüncüsü: Âşık meşrep olur, onun ilmine, ameline bakılmaz, onun emri Resulullah
Efendimiz’den gelir, buyurdular.
Hâşâ Allah'a sığınırım, Pîr'ime sığınırım varlığından, benliğinden. Onun için itimat
edin, açıklayım, bizim medrese ilmimiz yok, tahsilimiz de yok, fazla bir amelimiz de
yoktur. Ama kul Allah’ın, nimet Allah’ın. Yalnız burada hani bize bu emir verilmiş diye
sevinmiyorum, pîrlerimizin, pîrimizin nispetinin kesilmediğine seviniyorum ve bu
amelimizin ihvanlar için büyük bir amel olduğuna seviniyorum.
Şimdi işte bu teveccühümüz bizim büyük bir ameldir. Bu amel ancak ne istiyor? Kalbi
selim istiyor.
Kalbi selim demek, yani bu amelin başlangıcından nihayetine kadar kalbinizi muhafaza
edin. Nasıl? Bütün hatalardan, bütün düşüncelerden, bütün arzulardan, isteklerden
kurtulun; hepsini çıkarın gönlünüzden.
Borçlu olanlar vardır, çıkarsın gönlünden. Burada meşgul olmakla onun borcu
ödenmez. Hastası olan vardır, ağır hastası. O da çıkarsın gönlünden. Burada meşgul
olmakla onun hastası iyileşmez. Veyahut da alacağı vardır, vereceği vardır, büyük kârlar
yapıyordur. Her ne kadar kendi burada ama gönlü ticaretinde, dükkânında,
tezgâhında… Acaba şuradan şu geldi mi, buradan bu gitti mi, şuradan şu olacak mı?
Diye düşünceler hep gelir. Bunları hep çıkarın gönlünüzden, bunlar mani olur. Burada
sizin nimetinize bunlar mani olur. Çünkü;
Bir gönülde kenz açılmaz ta ki pürnûr olmadan
Padişah konmaz saraya hane ma’mur olmadan
Bir de Cenabı Hak buyuruyor ki: “Ben bir kuluma günde yetmiş defa nazar ederim.”
Kelamı kibarda şöyle geçer:

