Page 255 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 255

252                                                          Gülden Bülbüllere

           “Kıtmir, Ashab-ı Kehf’in yani benî İsrail’in velîlerinin takıldı peşlerine gitti, Allah onu
          diriltip onlarla beraber cennette yaşatacak.”

          Bakın burada dikkat edin  Peygamber Efendimiz: “Benim ümmetimin velîleri benim
          varislerimdir. “ buyuruyor, bir bu…
                     10
          Bir de kitapta buyuruyor ki:

          “Bu zamanda tarikatı inkâr edenler, vakt-i saadette olsaydı onlar nübüvvete de
          inanmazlardı.”

          Çünkü efendiler burada anlamayanlar varsa onlar yanlış anlamasın, tarikat haktır,
          tarikatı inkâr küfürdür; kim olursa olsun. Geçmişte de böyle.
          Çok âlimler var ki meşayihi, tarikatı inkâr etmiş, helak olmuşlardır; olurlar da. Tarikat
          haktır.
          Tarikatı inkâr, Peygamber Efendimiz’in velâyetini inkârdır.

          Tarikatı inkâr “Ve legad kerremnâ beni âdeme. “ ayet-i kerimesini inkârdır.
                                                 11
          Tarikatı inkâr, işte Mevlânâ, Abdülkadir  Geylani,  Nakşibendî Efendimiz Hazretleri,
          Cüneyd Bağdadi, Sırrı Sakati, Beyazıdı Bestami gibi sayılmayacak kadar çok olan bu
          velîleri inkârdır.
          Saat kaç, ne oldu saatimiz? Peki, yirmi dakika daha devam edelim çünkü talebelerden
          imtihana gidecekler varmış. Onların sekizde gitmesi lazım ki imtihanları varmış;
          teveccühü sekizde bitirelim.

          Peki, efendiler, bizim tarikatımız, Nakşibendî Tarikatıdır. Yeni  ders alanlar  var,
          bilmeyenler var. Nakşibendî Tarikatının  biz Halidî kolundanız. Halidî  kolundaysa
          “Teveccüh” diye büyük bir amelimiz var. Teveccüh de herkese  emredilmez.  Haşa
          Estağfurullah, bundan nefsimize bir varlık gelmesin. Ne yapalım Allah’ın emri, bize bir
          emir verilmiş, biz de bu emri işlemekle mükellefiz.
          Mesela Şeyh Efendimiz çok kimselere ders ver, diye emir vermiştir ama teveccühü bu
          günahkâra vermiştir.
          Yalnız, bakın, bir hak talibine üç şart var. Hak talibi demek, Allah'ı talep eden. Cenabı
          Hak: “Talebena vecedena.” buyuruyor  (kulum iste vereyim). Fakat biz isteğimizi
          bilemiyoruz. Ancak  istek burada  “İlahi ente  maksudi ve rızake  matlubi, Yâ rabbî
          maksadım sensin rızanı isterim” dir.
          Bu nefis nedir ki? Yok olacak, ölecek. Bu nefsin bütün istekleri batıldır, bizi aldatır.
          Ruhun tek bir isteği var; Allah’ı ister o.

          Allah’tan gelmiş Allah’a ulaşmak ister.
          Talep işte budur. Böyle bir talepte bulunana üç şart var:
          Zaman, Mekân, İhvan.


          10  Camiu’s Sağir 1/384
          11  İsra 17:70
   250   251   252   253   254   255   256   257   258   259   260