Page 254 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 254
Teveccüh Sohbetleri 251
Tarihler boyunca Allah bilir sayısını bu kadar tarikatlar var, “Allah’a giden yolların
adedi mahlûkatın nefesinin adedince.” bunların hiçbirinde görülmemiştir ki bir mürit
zâhirde boynuna bir kement, bağ takmış da meşayihinin kapısına veya kendisine bu
bağla bağlamış. Görülmüş müdür?
Bu bağ da, bu kement de meşayihe olan bir sevgidir.
Demek ki meşayihi olmayan, tarikatı olmayan gafildir. Gafil ise uykudadır.
Allah’a şükür, elhamdülillah, çok şükür, bin şükür, nihayetsiz şükürler olsun. Bu
zamanda Cenabı Hak bize ne gibi iltifatlarda, ne büyük ihsanlarda bulunmuş; ne büyük
nimetler ihsan etmiş.
Bu da bizim iyiliğimizden, bildiğimizden değil ha! Bizden daha çok âlimler var,
düşünecek olursak, bizden daha çok tahsilliler var, bizden daha çok asaletliler, asiller
var ama bak, Cenabı Hak onlara nasip etmemiş; bize nasip etmiş.
Zaten öyle buyuruyor: “Ben bir kuluma bir nimetimi verirsem, ona kimse mani
olamaz, kimse karışamaz.” Cenabı Hak Peygamber Efendimiz’e de öyle buyurmadı
mı? “Habibim, benim hidayet etmediğime sen şefaat edemezsin. “. Yine buyurdu ki:
7
“Habibim üzülme, biz onların kalplerini mühürledik. “, onlar inanmazlar sana.
8
Çünkü Peygamber Efendimiz, amcaları için bilhassa çok üzülüyordu, kavmi için
inanmıyorlar diye çok üzülüyordu. Peygamber Efendimiz’i teselli ediyor.
Hâlbuki sair peygamberlere tenkit vardır. Hazret-i Musa'ya buyurmuş ki Cenab-ı Celal:
“Ya Musa, sen benim hikmetlerimden sual etme. Sen memursun, memuriyetini işle. “.
9
Cenabı Hak daha başkalarına, böyle ikazlarda bulunmuş. Ama Peygamber Efendimiz’e
“Habibim üzülme, biz onların kalplerini mühürledik, onlar inanmazlar.” diye
buyurmuş. Ya bizim de kalbimiz mühürlenmiş olsaydı, inanmasaydık ne olurduk
acaba?
Tasavvuf kitaplarından “Minah” isminde Seyyid Sıbgatullah Arvasi Hazretleri'nin bir
sohbet kitabı var. Kitapta iki şey var bizim dikkatimizi çok cezbedecek, şöyle yazıyor:
“Nuh Aleyhisselam ululazim bir peygamber idi, oğlu babasına inanmadı, tabii tufanda
boğuldu gitti; ebedi cehennemden de çıkmayacak. Ashabı Kehf de beni İsrail’in velîleri
idi. Onlara Kıtmir isminde bir köpek tabî oldu, onlarla gitti, Kur'an'da geçiyor. Allah
Ashabı Kehf’e yapmış olduğu muameleyi, onlara tabî olduğu için o köpeğe de yaptı.
Nuh Aleyhisselam bir peygamberdi, oğlu babasına tâbî olmadı, boğuldu gitti. Ebedi de
cehennemde kalacak. Ashabı Kehf’in köpeği ise cennette yaşayacak”.
Kitapta kendi mezheplerinden misal veriyor, halbuki köpek pis bir hayvandır.
Şâfîlerde, o da hak bir mezhep, köpek insana kuru iken süründüğü zaman insanın
abdesti kaçar, yaş iken süründüğü zaman onun süründüğü yer yedi defa sabunla
yıkanması gerekir. Böyle olduğu halde diyor:
7 Kasas 28:56
8 En’am 6:46
9 A’raf 7:144

