Page 327 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 327
Teveccüh Sohbetleri 325
“Esas En Büyük Sır İnsandadır”
28.08.1994, Aşağılori
Sabahı şerifleriniz hayırlı mübarek olsun; hayırlı, nurlu olsun.
Yapacağımız bu büyüklerimizin ameli de sizin için büyük bir amel olsun. Bu amelin
feyzinden, nurundan, bereketinden Allah sizi ihya-âbâd etsin.
Cümleten hoş geldiniz, sefa geldiniz, sefa getirdiniz. Uzaktan yakından, köyden
şehirden gelenler hepiniz hoş geldiniz, sefa getirdiniz başımın üzerinde geldiniz, sefa
getirdiniz.
Allah şerefinizi, makamınızı yüceltsin. Allah aşkınızı, muhabbetinizi arttırsın. Allah
arzunuza ulaştırsın. Allah sizin de bizim de sonumuzu hayır getirsin. Allah bu
amellerimizi her zaman işlemek için fırsat versin, gayret versin, kuvvet versin, ihlâs
versin, inanç versin.
Allah'a şükür bugün teveccüh diye bir amelimiz var. Zaman zaman işliyoruz bunu
fakat çok ders alanlar oluyor, yeni başlayanlar olacak. Bu ne demek, yani bu amelin
nasıl bir amel olduğunu bilmeyenler var.
Evet, bizim amelimiz büyük amel; büyüklerimizin ameli. Ama de ki sen büyük müsün?
Hâşâ Estağfurullah; kemter, kıtmir bu kapıda bir kıtmir. Pirimin evlatlarının
kemterinin kemteri.
Allah hepimizi pirimize evlat etsin. Cenabı Hakk’a kul, habibine ümmet, pirimize de
evlat etsin. Ama olsun da taklidi olsun. Biz taklidini yapacağız.
Adalet tahtının sultanı geldi
Hâşâ hâşâ estağfurullah biz bunlardan kendimize bir pay ayırmıyoruz.
Biz ne desek gönlünüze ağırlık gelecek. Şahinin yerine bir çakal geçmiş. Olsun da
emirle olduktan sonra olsun.
Hz. Ömer (r.a) Efendimiz ne buyurmuş? “Bizim başımıza Hindistan cevizi gibi bir
siyah Arap kölesini de geçirseler ona da biat ederim.” demiş.
Bizim büyüklerimiz de maneviyat padişahlarıdır. Onların emridir; yoksa bizde ne var?
Bir şey yok. Onun için siz nasıl görürseniz görün, biz kendimizi biliyoruz.
Allah size bağışlasın, Allah habibine bağışlasın, Allah büyüklerimize, pirlerimize
bağışlasın. Cenabı Hak utandırmasın, iki cihanda da, mahcubiyet duyurmasın. Allah
sizin hulûsunuzun, ihlâsınızın bârını, meyvesini yedirsin. Bize de sabır, hazım versin.
Sizin hulûsunuza, ihlâsınıza bağışlasın. Ben sizin dediğiniz adam değilim, ama olsun.

