Page 368 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 368
Teveccüh Sohbetleri 367
Ama tarikattaki noksanlık nedir?
Tarikattaki noksanlık da gafletimizdir.
Bu gaflet denilince zahirde yine günah işlemektedir. Ama tarikatımızdaki gafletlik
Allah’ı unutmaktır. Yerken, içerken, alırken, verirken Allah’ı unutuyorsak gafletliktir.
Bu da bir eksiklik, noksanlıktır. İşte bunun def’ine çalışalım, bunun ikmaline çalışalım.
Bu gafletimizi atalım, bu gafletten kurtulalım.
Uyan gaflet meyinden kalk
Bu derdin çaresine bak
Kemendi boğazına tak
Ara bul kâmil insanı
Evet, inşallah teveccühümüz bizim büyük bir amelimizdir. Allah’a şükür
büyüklerimizin amelini biz de işleyelim. İşte bu kelamda:
Oy desinler desinler
Dilini dişini yesinler
Kelamı kibar değil de bu mecazî bir kelamdır ama bunun da bir hakikati var.
Kolordunun önünde
Kız oynatmış desinler
Burada kızdan mana bir sultanlıktır. Anlaşıldı mı efendim? Kolordudan mana bir
askeri kuvvettir. Kolordunun komutanıdır. Bir kolorduda binlerce kişi, er vardır. Bir
orduda da belki milyona yakın er vardır. Ama o erlerin içerisinde, erden başlıyor da ta
ki rütbeli subaylar, ta ki hepsi bir kumandana bağlı. Hepsi geliyor o kumandanın
karşısında bir boyun eğiyorlar. Ona karşı bir tazim yapıyorlar.
Öyleyse bir manevi komutanın karşısında da biz bir tazim yapalım. Eğer tazim
yaparsak işte bizde de bu cezbe olur. İşte kız oynatmış desinler, budur.
Oy desinler desinler
Dilini dişini yesinler
Yani bu münkirler, cezbeye, tarikata, meşayihe inanmayanlar bizi hicvediyorlarsa, alay
ediyorlarsa, bizim aleyhimize konuşuyorlarsa işte onlardır. Dilini dişini yesinler,
onlardır.
Kolordudan mana bir askeri kuvvettir, ordunun komutasıdır. Orada kız oynatmış
desinler. Burada da kolordudan mana muhakkak ki burada bizim kolordu
komutanlarımız bizim büyüklerimizdir. Onların amelleri işleniyorsa muhakkak manevi
kolorduları çok güçlüdür, zahir kolorduları gibi değildir. Zahir kolorduları için zaman
vardır, mekân vardır.
Manevi kolordular için zaman, mekân olmaz. Niçin? Onları Cenabı Hak zamandan,
mekândan kurtarmıştır. Onlar için uzak yerler de yakındır. Onlar için gaibdekiler de
hazırdadır. Niçin?

