Page 373 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 373

372                                                          Gülden Bülbüllere

          düşün. Bir de var ki insan  bu milyarı ikramiye vurmuş veya eliyle bulmuş. İşte çok
          fakirken efendim, çalışırken toprakta çapa yaparken  bir hazine buluyor. O da  bir
          milyarlık zengin oluyor.
          Hâlbuki öbürü milyarlık zengin oldu ama yıllar boyu çalıştı, koştu, çabaladı; çok büyük
          çalışmasıyla zengin olmak için emek sarf etti. O zaman ne fark eder? O da bir milyarlık
          zengin, diğeri de bir milyarlık zengin.

          Evet, bu da Allah’ın bir lütfu, ihsanıdır.
          İşte mürit üçtür: Ki göz müridi: O görür, gelir. Onun sonu gelmez. Yani nedir bu? O
          bir keramet görecek, ondan sonra gelecek. Keramet  o müritin gözünden silininince
          gönlünden de silinir. Onun sonu gelmez.  Çünkü  tarikatın adabı  şudur:  Şeyhinden
          keramet bekleyen zındıktır, yalancıdır, buyruluyor.

          Ama  şeyhinin her  hareketini keramet bilecek. “Velekad kerremna benî âdeme.”
                                                                                  11
          Cenabı Hakk’ın emridir. “Biz insanlara kerameti verdik”. Ama mürit için budur ki:
          Mürit; şeyhinin yemesini, içmesini, oturmasını, kalkmasını, konuşmasını, yürümesini,
          yatmasını  her halini keramet bilecek.  Hani bilse ki  şeyhi yatıyor, uyuyor. Onun
          uyumasını keramet bilecek. Niçin? Onlar hakka vasıl oluyorlar.  Onların uykuları da
          zikirdir. Onların uykularında Allah’ın nuru onlarla beraberdir. Allah’ın nuru onlardan
          kesilmez.
          Onun için göz müridi; görür, gelir; gözünden kesildikten sonra her şeyi kaybeder. Göz
          müridi rüşvetle muamele gören bir memura benzer. Büyüklerimiz öyle buyuruyorlar.
          Rüşvet verirsen eğer işini görür; rüşvet vermezsen işini görmez. Göz müridi
          böyleymiş.
          Ama gönül  müridi öyle değil. Gönül  müridi sevmiş, gönülden sevgi ile bağlanmış
          gelmiş. Allah’ın emri de budur. Cenabı Hak “Allah’ın ipine sarılın.”  buyuruyor.
                                                                       12
          Hâlbuki zahirde bir ip  yok ki herkes sarılsın. Bu ip sevgi ipi, sevgi bağıdır. Kelamı
          kibarda da bu geçiyor:
                 Uyan gaflet meyinden kalk bu derdin çaresine bak
                 Kemendi boğazına tak ara bul kâmil insanı

          Bu kement  bir bağ ise  bu da müridin zahirinde görülmemiş. Hiç kimse bir  bağ ile
          kendisini meşayihin kapısına bağlamamıştır.

          Ama bu kement nedir? Bağ; meşayih vasıtasıyla bir Allah sevgisidir. Çünkü meşayihi
          seven Allah’ı seviyor.  Allah  öyle  buyuruyor: “Beni sevin, sevdiklerimi sevin.”
                                                                                  13
          Sevdiklerimi sevin ki beni sevesiniz.
          Evet, öyleyse gönül müridi sevgiyle bağlanmıştır. O keramet ile gelmemiştir. Onun için
          keramet olsun olmasın önemli  bir  şey değil. Gönülden bağlanmışsa o keramet
          istemiyor ki.



          11  İsra 17:70
          12  Al-i İmran  3:103
          13  Al-i İmran  3:31
   368   369   370   371   372   373   374   375   376   377   378