Page 369 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 369

368                                                          Gülden Bülbüllere

          Bir yerdesin, her yerdesin,  buyruluyor.
          Birlikten mana; Allah’ın birliğine ulaşan her yerdedir. İnsan ulaşmayacak mı? Ulaşacak.
          İnsan Allah’ın birliğine ulaşır. Kim ulaşır? Çalışan ama sa’y eden ulaşır. Allah’ın fazlu
          tevfiki, sa’y edenedir. “Et tevfiki meassay.” buyrulmuş.
          Yalnız burada sa’ysız  olmuyor. Sa’y  eden insan gider, gider çok nimetler, çok
          makamlar,  çok rütbeler elde eder, terakki  eder. Manevi halleri,  manevi nimetleri,
          manevi makamları sa’y ile geçer. Yalnız tek bir makam var ki, tek bir nimet var ki onu
          sa’y ile geçemez. O sa’yını bırakmadıktan sonra o nimete geçemez.

          Misal verilecek olursa; bir padişah, ırak bir yolu olan bir padişah veya cumhur reisi var
          diyelim. Veyahut da büyük bir  mülkî  amir var diyelim. Onun  bir  makamı var tabii.
          Mülki amir ama bu  mülkte yaşayanların hepsi  ona gitmek istiyorlar, onu görmek
          istiyorlar, ondan bir ihsan almak istiyorlar. Fakat ona giderken yollarda çok soyulmalar
          var, efendim vurulmalar var. Veyahut da bataklar var, sapan yollar var.
          Ona gidecek yolu bilmek lazım. Çok yol var ama ona gidecek sağlam bir yolu bulmak
          lazım. Ve o yolu emniyete almak lazım. O sağlam yolu sana bildirecek birisi olacak. Ve
          orada giderken, her ne kadar sağlam gidiyorsan da bir de sana bir vasıta veriyor. Bir de
          sana bir silah veriyor. Şimdi vasıtanla, silahınla gittin. O hünkârın, o padişahın sarayına
          silahınla ve vasıtanla giremezsin. Orada vasıtanı bırakacaksın, silahını da dökeceksin ki
          oraya girebilesin.
          Demek ki bizim sa’yımız bir vasıtadır.
          Zaten  öyle, insanlar günah işliyorsa Allah’ın gadabına gidiyorlar, uğruyorlar. Amel
          işliyorlarsa Allah’ın rahmetine ulaşıyorlar.  Demek ki burada bizim sa’yımız, gayretimiz,
          amelimiz nedir? Bizim silahımızdır ve bizim vasıtamızdır.

          Ama padişahın huzuruna gittiğimiz zaman, bu silahla padişahın yanına giremeyiz ve
          koymazlar da. Orada dökeceksin bunları, dökmezsen içeri giremezsin.

          Onun için burada bizim sa’yımız bizi götürür, götürür de bir makamda bizi tıkandırır.
          O sa’yımızı geçemezsek biz o nimete ulaşamayız.
          Bu sa’ydan geçmek de işte bizim irademizde değil;  bizim gücümüzle, çalışmamızla
          olmaz. Bu bir Allah’ın lütfu ihsanıdır. Bak buyuruyor ki:
                 Varlık dağını delmeyen

                 Ağlar iken gülmeyen
                 Şeyhini hak bilmeyen
                 Düşer hüsrana saki
          Burada hüsran da zarar. Cenabı Hak buyuruyor ki: “Vel asrı innel insane lefi husr.” 7
          Cenabı Hak “İnsanlar zarardadır.” buyuruyor. Ama bu zarar manevi zarar, maddi zarar
          değildir.



          7  Asr 103:1-2
   364   365   366   367   368   369   370   371   372   373   374