Page 364 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 364
Teveccüh Sohbetleri 363
Bil emanettir muhabbet sana Mevlâ’dan gelir
Doğru Mecnun olduysan bil ki Leyla’dan gelir
Burada doğru Mecnun olmak demek; Mecnun bir on paralık kıza âşık olmuş da Allah’a
ulaşmış, Allah’ın nuruna ulaşmış, Allah’ı bulmuş. Mecnun bir on paralık bir kıza,
nakısa-i akıl olan bir kıza âşık olmuş. Peki, biz kâmil mükemmil bir meşayihi tanıdık,
kapısında bekliyorsak (kendime söylüyorum) bizim emeğimiz boşa mı çıkar? Mahrum
mu oluruz?
Ama biz taklidini yapalım da tahkiki onlardan doğacak. Sâlih Baba öyle buyuruyor:
Ateş-i aşkınla yandır Sâlih’i
Şarab-ı lebinle kandır Sâlih’i
Taklitten tahkîke döndür Sâlih’i
Affeyle hizmette noksanımız var
Her fiilimde ben noksanlık görüyorum. Hiçbir hizmetimi layıkıyla yapamıyorum. Ama
bu bize müjde değil mi? ‘Taklitten tahkîke döndür Sâlih’i’, buyuruyor. Yani taklidimizi,
tahkîkî yapacak.
Ateş-i aşkınla ki eğer Cenabı Hak bize tam manasıyla gönlümüzü ihya edecek bir aşk
verirse, o zaman zaten bu aşkın semeresidir, o aşkın meyvesidir. O aşkın tecellîyatıdır
ki insan:
Olmuşum her bir kusurun nadimi Allah için
Aşkın vermiş olduğu bir ihsandır ki aşktan tecellî eden bir ihsandır ki bir insan amelini
sağlam da yapsa yapamadım der. Hâşâ Estağfurullah, biz sağlam yaptık demiyoruz.
Yine sağlam yapamıyoruz ama umutsuz değiliz. Biz umut üzerine yaşıyoruz. Çünkü
umutsuzluk küfürdür. Umutsuzluk Allah’ın rahmetini noksan görmektir.
Umudum ne? Umudum şudur ki: Allah’a şükür Cenabı Hak bize tanıttı. Neyi tanıttı?
Büyüklerimizi, mürşitlerimizi, mürşidimizi tanıttı. Yeter, bu bize yeter.
Gönlüme nakşoldu hubb-ı cemali
Terk eyledim cümle hep kîl ü kâli
Dünya perestlerin çok ise malı
Bizim de İmam-ı zamanımız var
Bizim dedemiz mürşid-i sakaleyn. İnsin, cinnin meşayihiymiş. Her meşayih mürşid-i
sakaleyn olamıyor. Çok meşayihler var ama her zamanda bir tane mürşid-i sakaleyn
olur; insin, cinnin, meşayihidir. Ve evlad-ı Resul’dendir de. Elinde verilmiş şeceresi
varmış.
Fakat nasıl ki Pîr-i Sâmî Hazretleri’ni tanımışsa, dedemin 9–10 tane nüfusu varmış,
işini, çoluğunu çocuğunu bırakmış gitmiş, Pîr-i Sâmî Hazretleri ile dolaşmış. 27 sene
ona hizmet etmiş. 27 seneden sonra irşat olmuş. En büyük oğlu da babamdır. Babamı
da götürmüş medresede müderris yapmış. O da medresede okumuş.

