Page 375 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 375
374 Gülden Bülbüllere
Yani, o kirpiklerin de ok batar gibi insanlara batar, onu avlar.
Evet, onun için burada gönül müridi işte budur.
Bir de ruh müridi vardır ki: O meşayih şarkta olur, ta garptaki o ruh müridini rüyada
cezbeder veya bir hâl ile cezbeder. Ruh müridini meşayih cezbeder.
Ama biz ruh müridi değiliz tabii. Ama göz müridi de olmayalım.
Cenabı Hakk’a biz gıyabi inanmışız. Göremiyoruz, gıyaba inancımız var. Ama ne
zaman ki insanlar Allah’ı hakkelyakîn bilirse, o gıyaba inandığı Allah’ı görecektir.
Nasıl görecek ama? O’nu bir sıfatla mı görecek? Hayır. O’nu bir cisimle mi görecek?
Hayır, yok. O’nu bir mekânda mı görecek? Hayır, yok.
Ama bir mürit evvela esma nurunu görür, meşayihinden görür.
Sıfat nurunu görür, meşayihinden görür.
Zât nurunu görür, o zaman rabıta, tarik, silsile çıkar aradan.
Esma nuru, sıfat nuru rabıtadan görür. Ama zât nuruna ulaşacak olursa… Çünkü
neden bu böyle?
Bakın esma nuru isimlerden görülüyor. O da bir isim taşıyor. Sıfat nuru cisimlerden
görülür. Ama zât nuru isimsiz, cisimsiz göründüğü için:
Gördüğü nedir bilemez
Kendini yoklar kendini bulamaz
Evet, bu nedir? Esma nurunda rabıtasıyla beraberdir. Sıfat nurunda da rabıtasıyla
beraberdir.
Ama ne zaman ki zât nuruna giderse, rabıtası ile beraber gitmiştir. Orada rabıtası da
yok, kendisi de yok. Çünkü Cem’ül Cem olanlar hep yok oluyorlar. Hepsi Allah’ın
varlığında yok oluyorlar, Allah’ın varlığı kalıyor.
Evet, buradaki mübareğin “Çok ihsan vardır, bu ihsandan içeru.” buyurması, tabii
Allah’ın kula ihsanı çoktur. Evet, bizlere de çok ihsan etmiştir. Bakın, sade bu ihsan
yememiz, içmemiz değildir, bu nimetler değildir. Bu yeme içme, tatma, uyuma, gezme,
tozma bu hayvanlarda da var. Ama yalnız bu ihsan değildir.
Bize ihsan; bu nimetler ki bize İslâm’ı yaşamak, İslâm’ın nurlarına ulaşmaktır. Mesela
İslam’ın beş nuru var, beş şartı var, bunu yaşamak lazım. Bunları yaşamakla Allah’ın
nimetlerine, Allah’ın sıfatlarına, Allah’ın nurlarına gidiliyor.
Bir de tarikatın içinde tarikatın nimetleri var. Bu tarikatın nimetleri her ne kadar
yaşantıda dörttür ama nimeti altıdır. Tarikatın altı nimeti vardır. Bunlar insanlarda olan
kutsal makamlardır. Bu tarikata girmeyenler bu kutsal makamları elde edemiyorlar.
Kutsal makamları elde edemezse, kıymetli insan olamıyor. O kutsal makamları elde
etmekle kıymetli insan olabiliyor. Bunları da insanlar ancak tarikatta mürşitle elde
ediyor.
İnsanda letâif makamları vardır. Bunların açılması lazım. Bunlar kapalı bir sandık
içerisinde, bir kilitli sandık içerisindedir veya bir kapalı kapak içerisindedir

