Page 374 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 374
Teveccüh Sohbetleri 373
Gönülden bağlanmak şudur ki: Bakın efendiler! Emir Külal Hazretleri evlad-ı
Resul’den. Nakşibendî Efendimiz’in manevi şeyhidir. Ta ki tarikata girmeden evvel
sebavette de kerametleri varmış.
Ehl-i aşk bu yolda sararıp solup
Anladılar pîrsiz olmaz bir kulup
Harfi savtı olmayan mektep bulup
Allah ruhu temiz halk etmişse, o sebavetinde de, mükellef olduktan sonra da Allah’a
hiç isyan etmez, hiç günah işlemez. Allah’ın emrini yapar. Ama onun da bir özelliği
vardır, bir terakkisi vardır, kerameti de vardır, bir kemâl sahibi de olmuştur. Fakat bu
mürşitsiz olmuyor. Onun yine bir mürşide ihtiyacı var. Mürşit onun ateşini yakacak,
çakacak. Kalbindeki ateşini çakacak. Bak!
Çakmağ-ı aşkı çakmışam
Raz-ı derunum yakmışam
Benliğimi bırakmışam
Onun için işte Emir Külal Hazretleri güreşçilik yapıyormuş. Olur ya gençlik hali gücü
var, sıhhati var, güreşçilik yapıyormuş. Güreş meydanında güreşirken Muhammed
Baba Hazretleri o zamanın büyük meşayihi tebliğe giderken güreş meydanın
kenarından geçiyormuş.
—Bir kalabalık var orada, nedir? Demiş.
Bakmış ki orada güreş var, güreşi seyrediyorlar. Şeyh hazretleri atını çekmiş. Yanında
çok mürit var, o güreşçileri seyretmiş. Müritler de zannetmişler ki güreşi o da
seyrediyor. Onların da gönlüne gelmiş. Demişler ki:
—Ne hikmeti var ki şeyh hazretleri bu bidat olan bir şeyi seyrediyor.
Tabii ona aşikâr oluyor. Allah Evliyâullah’ın gönlüne doğurur. Evliyâullah muttasıf
yaşayandır, Allah bildiriyor. Onların gönlüne böyle gelince diyor ki:
—Ben burada bidat olan bir güreşi seyretmiyorum. Burada bir merdan-ı Huda var, ona
bir kanca takacağım, demiş.
Bu arada seyrederken, Emir Külal Hazretleri de güreşte hasmıyla çarpışırken
Muhammed Baba’ya gözü çarpmış. O iki göz birbirine çarpınca işte orada kancayı
takmış ona. Bak, kelamda geçiyor ki:
Gelir buy-ı Muhammed gül yanağından senin şahım
Dem-i İsâ zuhur eyler dudağından senin şahım
….
Harami gözlerin âşıkların bağrın kebap eyler
Harami yani tatlı bakışların âşıkların bağrını kebap eyler.
Atar gamzelerin tîri kabağından senin şahım

