Page 379 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 379
378 Gülden Bülbüllere
evladına dokunmasın. Bir ebeveyn baba değilse bile, bir anne evladı için kendisini
ateşe atarmış. Suya da atarmış onu kurtarsın diye. Baba da atar. Hani baba atamasa da
anne atarmış.
Ata deyince anne baba birdir, evladına olan şefkati kıyas edildiği zaman Allah’ın kula
olan şefkati yüz mislidir, bin mislidir. Niçin? Çünkü o şefkati de veren Allah’tır. Veren
Allah ise onunkisi cüzidir, o şefkat bizde cüzidir; küllisi Allah’tadır.
Cenabı Hak insanlara ilim vermiş cüzidir, şefkat vermiş cüzidir, adalet vermiş cüzidir,
merhamet vermiş cüzidir, ne vermişse insanlara, kuvvet vermiş cüzidir. Ne vermişse
cüzidir.
Mademki Allah’ın sekiz sıfatı var. Bu sekiz sıfattan insanlara vermiştir. Fakat bunlar
insanlarda cüzidir, Allah’taki küllidir.
Ama ne zaman ki bir insan, Allah’tan gelmiş olan bu ruhu Allah’a ulaştırırsa kâmil
insan o oluyor. O zaman Allah’ın sıfatları ile sıfatlaşıyor. Allah’ın sıfatları onda tecellî
edince Allah’ın gücü onda oluyor. Allah’ın görüşü onda oluyor. Allah’ın konuşması
onda oluyor.
Cenabı Hak zaten kutsî hadisinde buyuruyor: “O velî kulumun gören gözü benim
gözüm, konuşan dili benim dilim, işiten kulağı benim kulağım, uzanan eli benim elim,
düşünen aklı da benim aklım.” 15
Sâlih Babanın işte burada: “Çok ihsan var bu ihsandan içeri.”, demek ki evet Allah
bizi inananlardan halk etmiş. İnananlardan seçmiş makbul bir ümmet etmiş. Onlardan
seçmiş, fesat ümmete bırakmamış, itaat ümmet etmiş. Onlardan seçmiş bize hak olan
tarikatı tanıtmış, bildirmiş. Hak olan mürşidi bildirmiş. Hak, tarikat hak, mürşit haktır.
Evet, onu da bildirmiş.
Bunda da eğer hak olan mürşidin izinde olursak, hak olan tarikatın hizmetinde
bulunursak, zikrini, fikrini, şartlarını yaşarsak; tarikatın dört şartı var: muhabbet, ihlâs,
âdap, teslim. Bunları yaşarsak o zaman nihayetsiz, sonsuz, hiç akla gelmeyecek, hiç
dillerin ifade edemeyeceği nimetlere mazhar olacağız.
Evet, burada işte insan çok makamlar görür. Büyük makamlar olarak insanda kutsiyet
üçtür: Allah’ın esma nuruna ulaşmak: bu, meşayihsiz olmaz. Allah’ın sıfat nuruna
ulaşmak: bu da meşayihsiz olmaz.
Allah’ın esma nuruna ulaşırsa Resulullah’a giden bir vasıtayı buluyor. Ümmetlikte
makbul olmak için bir Evliyâullah’a makbul bir evlat olacaksın.
Buraya itaat ümmetten bir meşayih gelmiş idi. Büyük bir âlim olduğunu bize tanıttılar.
Buraya geldiğimizi duymuş da gelmiş. Ona dedim ki: “Ben üç ay kaldım Ankara’da. Üç
ay kaldım orada görüşemedik de buraya geleli bir hafta oldu, burada görüştük.” Dedi
ki: “Allah böyle nasip etmiş.” . İki gün evvel de gelmişti, gitti. Şimdi “Yine gelemem.”
dedi. O zaman sordum. Peki, burada kimin var? “Evlatlarım var, onlara gelmiştim.”
dedi. Meğer müritleri varmış.
15 Buhari Rikak 38

